KOVBOY KANUNLARI HAKİM
Ocak 15th, 2007 by goto
Saadet Partisi İl Başkanları toplantısı bugün sabah saat onda başladı. Genel Başkanımız Recai Bey,İl Başkanlarımızın geçmiş bayramlarını tebrik ederek konuşmaya başladı ve Kurban Bayramının yeni yıla denk gelmesinin bir doğal sonucu olarak da geçen yılı değerlendirmenin ve bir muhasebe yapmanın fevkalade önemli olduğunu söyledi.
Ülkemizin 2007 yılına, İç ve Dış Politikada, Ekonomide ve sosyal alanlarda daha riskli ve tehlikeli bir tabloyla girdiğini kaydeden Kutan,” Haftalardan beri gazete manşetlerinde Emine Erdoğan – Olcay Baykal, irticacı olduğu iddia edilen bir hanım doktorun, bir erkek çocuğun testis ultrasonunu çekip çekmediği, AKP’nin “Kurban Olam Ayına, Yıldızına” afişi polemikleri yer almaktadır. Bunlara ilaveten, Şu anda da Türkiye’nin siyasi gündemi “Cumhurbaşkanlığı Seçimi” ve “Erken Seçim”e, “Sine-i Millet” taleplerine kilitlenmiş durumdadır.Bu konulardaki çekişmelerden, hem AKP, hem de CHP memnun gözükmektedirler. ” dedi.
Cumhurbaşkanlığı seçimi
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de deyinen Kutan kişilerden çok, kişilerin sahip olduğu vasıfların önemli olduğunu vurguladı ve : “Neredeyse kırk yıla yakın bir siyasi mücadele sürdüren “Milli Görüş”çü partilerin tamamı, Cumhurbaşkanlığı seçimi gündeme her geldiğinde, Cumhurbaşkanının halkımız tarafından seçilmesi gerektiği görüşünü ısrarla ifade etmişlerdir. Nitekim 1969 yılında bağımsız olarak TBMM e giren Milli Görüş Lideri, Muhterem Erbakan’ın TBMM e verdiği ilk Anayasa maddesi değişikliği teklifi de, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi idi ” diyerek sözlerine devam etti.
BOP’un eş başkanı
Başbakan Erdoğan’ın BOP’un eş başkanı oluşuyla övünmesinin de üzücü olduğunu söyleyen Kutan, Saadet Partisi olarak, her vesileyle “Milli ve Şahsiyetli” bir dış politika uygulanması, teslimiyetçi ve işbirlikçi olunmaması hususunda hükümeti ikaz ettiklerini de bir kez daha vurguladı.
Ekonomik programa da değinen Kutan: “2007 bütçesi yatırıma bir faize ise üç veren bir bütçedir. Yani 2007 yılında yeterli yatırım yapılamayacaktır.
Hükümet enflasyonu düşürdük, tek haneliye indirdik diye öğünmektedir. Soruyoruz siz yılbaşında, 1996 da enflasyonun yüzde 5 olacağını iddia etmediniz mi? Ama neredeyse iki misli, yüzde 9 olarak gerçekleşti.
Kaldı ki, yoksulun, dar gelirlinin enflasyonu iki hanelidir. Onlar için çok önemli olan ekmeğe yüzde 16,4, yakacağına yüzde 25, kiralara yüzde 21, tüpe yüzde13,5 zam gelmedi mi? 2006 yıllında 2 milyon 800 bin kişi net 380 lira 46 kuruşluk asgari ücretle çalıştı.Çeşitli kuruluşların yapmış olduğu araştırmalara göre, 2006 yılında yoksulluk sınırı 1040 YTL, açlık sınırı ise 794 YTL idi. Geçinemeyip adeta sürünmekte olan asgari ücretlilere 10 Ocak 2007 tarihinden başlayarak net 403 lira 03 kuruş ödenecek. Yapılan net zam ayda 22 lira 57 kuruştur. Bu, utanç verici zam, insanımıza hakaret midir? Bozdur, bozdur harca diyerek alay etmek midir?” dedi.
Irak’ın işgaline de bir Kadir gecesi başlamışlardı.
Saddan Hüseyin’in idamını da değerlendiren Kutan: “Yalan üzerine bina edilen gerekçelerle Irak’ı işgal eden ABD, İsrail, İngiltere ve yandaşları, Iraktaki kukla yönetimle birlikte, bayramın birinci günü Saddam Hüseyin’i idam ettiler. Zalimler Saddam’ı özellikle bayramın birinci günü astılar. Öylesine barbarca hareket ettiler ki, Kelime-i Şahadet getirmesinin tamamlanmasına dahi izin vermediler. Unutulmasın ki, ABD ve yandaşları, Irak’ın işgaline de bir Kadir gecesi başlamışlardı.
Bu idam, İslam Dünyasına bir meydan okumaydı. Saldırgan Evangalistler ve Siyonistler bu idamla, ABD ve Batı’nın sömürülerine karşı olan liderlere, “Ayağınızı denk alın”, “ABD ve Batı karşıtı liderlere hayat hakkı tanımayız. Bu konularda ne iç hukuk, ne uluslar arası hukuk geçerli değildir.” Geçerli olan “gücün hukuku’dur, kovboy hukuku’dur,” mesajını vermişlerdir. Bunlara ilaveten zalimler ve caniler Saddam’ı, Sünnilerle Şiiler arasında düşmanlık ve fitne ateşini yakmak maksadıyla astılar.
Saddam’ın zalim, despot ve suçlu olduğunda kimsenin şüphesi yoktur. Lakin onun muhakemesi tam bir soytarılıktı. Irak Baas rejimin en büyük zulümleri yaptığı 1980 lerde, Amerika’nın stratejik ortağı idi.
1980 lerde Irak’ın İran’a karşı saldırısını teşvik eden ABD idi. Irak’ın Kuveyt’e saldırısın da, ABD nin teşvikçi olduğu yolunda çok ciddi iddialarda ortaya atılmıştır. Kürtlere karşı kullanılan kimyasal silahların çoğunu temin eden de, 1991 de Kuzeydeki Kürtlerin kanlı bir şekilde bastırılmasına izin veren de yine ABD idi.
Bu konularda Saddam’ın çok sayıda sırra sahip olduğu da şüphesizdir. Bu sırlar açığa çıkmasın diye, çok daha ciddi suçlamalar dava konusu yapılmadan, Saddam’ı apar topar idam ettiler. Saddam Hüseyin’in suçlarının tam olarak dava konusu olması, Amerika’nın suç ortaklığını açık bir şekilde ortaya çıkaracaktı.” dedi.
Konuşmasının sonunda ülkeyi son 15 senede idare etmeye çalışanların hepsinin, ülkeyi felakete götürmekten başka bir şey yapamadıklarını belirten Kutan, yalnızca Erbakan Hükümetinin farklı olduğunu vurguladı ve bu farkın da Milli Görüşten kaynaklandığını vurgulayarak, halkın Saadeti beklediğini ve Adil bir düzenin er ya da geçkurulacağını söyledi.
Gönderildi Pazartesi, Ocak 15th, 2007 at 11:33 and is filed under Parti Haberleri. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.