CHP Genel Sekreter Yardımcısı, “TBMM AB Uyum Komisyonu” ve “KPK” Üyesi ALGAN HACALOĞLU’NUN AB’YE SUNULURKEN MUHALEFETTEN KAÇIRILAN “MÜZAKERE POZİSYON BELGELERİ” HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI… 31-05-2008
Haziran 2nd, 2008 by goto
-“28-29 Mayıs günlerinde Brüksel’de gerçekleştirilen AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Toplantısında Baş Müzakereci (Dışişleri Bakanı) Ali BABACAN yaptığı açıklama ile, Hükümetin, AB’ye üyelik müzakerelerinin en kritik belgelerini muhalefet partilerinden, Meclis’ten, hatta TBMM Uyum Komisyonu’ndan saklayarak, gizlilik içinde yürütmekte olduğunu kabul etti. Bunun AB’nin bir talebi olarak ortaya çıktığını, bu nedenle müzakereleri muhalefete kapalı bir şekilde yürütmekte olduklarını açıkladı.”
-“Bir Türkiye Cumhuriyeti Bakanının veya Hükümeti’nin, AB’nin iradesine böylesine boyun eğmesi, bu kadar teslimiyetçi duruş sergilemesi hepimizin, ulusumuzun onurunu rencide etmektedir”
-“Hükümetten, bu durumun derhal düzeltilmesini ve AB ile “AB’YE EŞİT KOŞULLU, ONURLU, KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ KORUNARAK TAM ÜYELİK” talebimiz doğrultusunda yapılan veya yapılacak olan müzakere sürecinin tüm muhalefet partilerin katkı ve katılımlarına açık bir “sorumluluk, ülke duyarlılığı ve demokrasi kültürü” anlayışı ile sürdürülmesini önemle bekliyoruz. Bu konunun sürekli takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz”
İletişim Koordinatörlüğü (Ankara)- CHP Genel Sekreter Yardımcısı, “TBMM AB Uyum Komisyonu” ve “KPK” Üyesi ALGAN HACALOĞLU AB’YE SUNULURKEN MUHALEFETTEN KAÇIRILAN “MÜZAKERE POZİSYON BELGELERİ” hakkında bir açıklama yaptı.
CHP Genel Sekreter Yardımcısı, “TBMM AB Uyum Komisyonu” ve “KPK” Üyesi, İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu’nun açıklaması şöyle ;
“28-29 Mayıs günlerinde Brüksel’de gerçekleştirilen AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Toplantısında Baş Müzakereci (Dışişleri Bakanı) Ali BABACAN yaptığı açıklama ile, Hükümetin, AB’ye üyelik müzakerelerinin en kritik belgelerini muhalefet partilerinden, Meclis’ten, hatta TBMM Uyum Komisyonu’ndan saklayarak, gizlilik içinde yürütmekte olduğunu kabul etti. Bunun AB’nin bir talebi olarak ortaya çıktığını, bu nedenle müzakereleri muhalefete kapalı bir şekilde yürütmekte olduklarını açıkladı.
Bilindiği gibi müzakereler sürecinde her fasıl için (şu ana kadar 34 fasıldan sadece 6 fasıl açıldı ve bunlardan biri geçici olarak kapandı) Hükümet o fasıl ile ilgili olarak Türkiye’nin temel ilke ve müzakere stratejisini belirleyen bir Müzakere Pozisyon Belgesi sunmaktadır.
Diğer AB ülkelerinin çoğu (halen aday üye konumunda olan Hirvatistan veya son dönem başkanlığı görevini yürütmekte olan Slovenya dahil) Müzakere Pozisyon Belgelerini AB’ye sunmadan evvel kendi muhalefet partileri ve meclisleri ile paylaştı. Böylelikle, arkalarına kendi meclislerinin ve muhalefet partilerinin desteğini alarak, müzakere süreçlerini müzakere sürecini saydamlık ulusal dayanışma içinde yürüttüler.
Ülkemizde ise, başta CHP olmak üzere hiçbir muhalefet partisi Hükümet tarafından hazırlanarak AB’ye sunulan Müzakere Pozisyon Belgelerini, talep etmelerine rağmen göremediler; bu stratejik belgeleri değerlendiremediler, katkılarını sunamadılar. Bu durumun çarpıklığını birkaç kez ısrarla TBMM Uyum Komisyonu’nda dile getirmiş olmama rağmen, hükümet duyarlı davranmadı, sonuç alınamadı…
KPK’nın 28 Mayıs günü KPK Eş Başkanları Joost Lagendayk ve Yaşar Yakış’ın yönetiminde sürdürülen ve Ali Babacan ile AB’nin Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in de katılarak konuşma yaptıkları oturumunda, bu konuda soru sorarak açıklama talep ettim, ancak soruma yanıt alamadım. Oturuma geçici olarak ara verilince sorumu, Joost Lagendıjk ve Yaşar Yakış’ın yanında Sn. BABACAN’a bir kez daha ilettim ve sorunu çözmesini rica ettim…
Soruma karşılık Sn. BABACAN’ın yanıtı, “Sn. Hacaloğlu, AB’ye sunmakta olduğumuz Müzakere Pozisyon Belgelerini sizle paylaşmak isteriz, ancak AB buna müsaade etmiyor, belgelerin gizli kalmasını istiyor” oldu.
Ortaya çıkan bu onur kırıcı durum nedeniyle, bu konu ile ilgili aşağıdaki sorularımın, müzakerelerin Hükümetin bütününün sorumluluğu altında yürütülmekte oluşu nedeniyle Sn. Başbakan Tayyip ERDOĞAN tarafından yanıtlanması talep ediyoruz.
SORU I.- “Türkiye’nin Müzakere Pozisyon Belgeleri” (Sn. Babacan’ın açıkladığı şekilde) AB’nin yasaklaması nedeniyle muhalefet partilerine gösterilmeden AB sunuluyor ise, Hirvatistan veya Slovenya Sn. Yakış’ın da yakınen bildiği gibi) bu belgeleri AB’ye vermeden evvel kendi muhalefet partileri ile nasıl paylaşabildiler, fasıllara ilişkin müzakere stratejilerini nasıl kendi muhalefet partilerinin katkılarına açık tutabildiler…?
SORU II.- Sn. Başbakan, bu uygulama Kopenhag Kriterlerine uygun mudur? Yoksa;
ü AB ulusal onurumuza olan düşkünlüğümüzün, diğer ülkelere göre daha az düzeyde mi olduğunu zannetmektedir?
ü Yoksa AB, Türkiye’nin bu kadar rahatlıkla güdülebilecek bir ülke mi olduğunu zannetmektedir?
ü Yoksa AB, halkımızın ve 85 yıllık parlamenter sistemimizin olgunluk düzeyinin, siyasette şeffaflığı ve katılımcılığı taşıyabilecek düzeyde olmadığını mı zannetmektedir?
ü Eğer müzakere süreci uzar ve ileri de AKP’nin dışında bir başka partinin iktidarında sürdürülme durumu ortaya çıkarsa, o zaman da bu haysiyet kırıcı dayatmayı sürdürebileceklerini mi zannetmektedirler?
SORU III.- Halen nispeten kolay fasıllarla sürdürülen müzakereler süreci, sıra “daha dişli, ulusal duyarlılıklarımızı daha yakından ilgilendiren” konulara gelince, AB ile eşit koşullu tam üyelik müzakereleri muhalefeti dışlayan, onları yok sayan bir anlayışla sürdürülebilir mi?
SORU IV.- Bugün veya yarın hiçbir iktidar bu sorumluluğun altına tek başına girerek Türkiye’yi “AB’ye eşit koşullu, onurlu tam üyelik” talebimiz doğrultusunda başarıya ulaştırabilir mi?
SORU V.- Böylesine yasakçı, örtülü, adeta halkımızın iradesinden kaçırılarak sürdürülen bir müzakere süreci ile toplumumuzun talepleri, ülkemizin duyarlılıkları yeterli dikkat ve hassasiyetle korunabilir mi? Sn. Başbakan Sizin çoğulcu demokrasi, açık siyaset, siyasette uzlaşma arayışı anlayışınız bu mudur?
SORU VI.- Bir Türkiye Cumhuriyeti Bakanının veya Hükümeti’nin, AB’nin iradesine böylesine boyun eğmesi, bu kadar teslimiyetçi duruş sergilemesi hepimizin, ulusumuzun onurunu rencide etmektedir. Bu uygulamayı değiştirip belgeleri AB’ye sunmadan evvel muhalefet partileri ile paylaşmayı düşünüyor musunuz?
Bir Türkiye Cumhuriyeti Bakanının veya Hükümeti’nin, AB’nin iradesine böylesine boyun eğmesi, bu kadar teslimiyetçi duruş sergilemesi hepimizin, ulusumuzun onurunu rencide etmektedir.
Bu durumun derhal düzeltilmesini ve AB ile “AB’YE EŞİT KOŞULLU, ONURLU, KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ KORUNARAK TAM ÜYELİK” talebimiz doğrultusunda yapılan veya yapılacak olan müzakere sürecinin tüm muhalefet partilerin katkı ve katılımlarına açık bir “sorumluluk, ülke duyarlılığı ve demokrasi kültürü” anlayışı ile sürdürülmesini Hükümetten önemle bekliyoruz. Bu konunun sürekli takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.
Durumu kamuoyunun dikkatine sunarız”
Gönderildi Pazartesi, Haziran 2nd, 2008 at 13:58 and is filed under Parti Haberleri. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.