Seçim Sitesi

Seçim Haberleri, Seçim Anketi

BASINA VE KAMUOYUNA

Ocak 27th, 2007 by goto

Bilindiği gibi Kasım ayında Kerkük kentinde bir referandum yapılarak, Kerkük’ün statüsü belirlenecek. Türkiye’de ise, önce Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi, ardından da en geç Kasım ayında parlamento seçimi yapılacaktır.

On yıllarca eli kanlı baas rejimi ve onun diktatör lideri Saddam eliyle Irak toplumu, en başta da Kürtler acımasız bir vahşete maruz kaldı. Yüz binlerce Kürt’ün canına kıyıldı bir o kadarı da sistemli olarak toprağından sürüldü. Sürgün politikasının en sistemli ve belirgin olanı ise Kerkük kentine uygulandı.

Tarihi, sosyolojik ve coğrafi olarak bir Kürt ve Kürdistan kenti olan Kerkük, bilinçli bir biçimde Kürtlerden arındırılarak Araplaştırılmak istendi. Bu insanlık dışı politika binlerce Kürt insanının hayatına, yüz binlercesinin toprağını terk ederek yoksulluğa mahkum bir yaşam sürmesine mal oldu.

Saddam ve onun kıyım makinesi baas rejimi devrildikten sonra, pek çok bölgede olduğu gibi, Kerkük’te de sürgüne tabi tutulanlar yerlerine, yurtlarına geri döndü. Şimdi ise, bir dolu demagojiyle, referandum sürecine ilgili-ilgisiz pek çok çevre müdahale etmekte, yeni senaryolar üretmektedir.

Türkiye’de koparılan fırtına ise, tarihi gerçeklere, iyi komşuluk ilişkilerine ve Kürt Ulusunun haklarına saygıdan oldukça uzak ve maceracıdır. Hükümet ve muhalefetten beklentimiz, akla ve sağduyuya bağlı kalmak. AB sürecinin gerektirdiği demokratikleşme adımlarının biran evvel atılması konusunda iş birliği yapmaktır. Özetle; Türkiye halkının yüz yüze bulunduğu sorunlara çözüm bulmaktır.

Sözde terörle mücadele bahanesiyle, Kürt halkının çıkarlarını ve kazanımlarını hedef alan yeni bir maceraya sürüklenmek sonu olmayan bir yoldur. Bilinmelidir ki, Güney Kürtlerinin çıkarlarına yönelik bir saldırı Kuzey Kürtlerini de rahatsız edecektir.

İç siyaset kaygıları ve bu yıl içinde yapılacak seçimlere endekslenen dış politika, hükümet ve ana muhalefet bakımından sadece yetersizlik ve çaresizliği değil, aynı zamanda yönetim basiretsizliğinin de bir işaretidir.

Aklın, sağduyunun ve sorumluluğun gereği olarak, Kürt milletvekillerinin bu gizli oturuma katılmamalarını ve bu vebale ortak olmamalarını talep ediyoruz.

Hükümet Başkanı ve ana muhalefet partisi Genel Başkanı’nın yaklaşımını kaygıyla izlemekteyiz. İyi komşuluk ilişkileri içinde bir arada yaşamak, kaosa sürüklenmekten ve yeni onarılmaz sorunlar açmaktan bin kez daha iyidir. Irak halkının kararlarına ve bu toplumun kurumlarına saygılı olmak sağduyunun gereğidir. 22.01.2007

Gönderildi Cumartesi, Ocak 27th, 2007 at 22:58 and is filed under Parti Haberleri. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş yapın.