Seçim Sitesi

Seçim Haberleri, Seçim Anketi

Başbakan Erdoğan-AB Komisyonu Başkanı Barroso ortak basın toplantısı…

Nisan 12th, 2008 by goto

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘Komisyonun bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin AB’ye üyelik sürecine yönelik desteğini sürdüreceğinden bir kuşkumuz bulunmadığını bu vesileyle ifade etmek istiyorum’ dedi.

Başbakan Erdoğan ile AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başbakan  Erdoğan, Türkiye’ye Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı düzeyinde bir ziyaretin gerçekleşmesinin, Türkiye’nin AB katılım sürecine verdiği önemi göstermesi bakımından ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

‘Komisyonun bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin AB’ye üyelik sürecine yönelik desteğini sürdüreceğinden bir kuşkumuz bulunmadığını bu vesileyle ifade etmek istiyorum. Sayın Barroso ile yaptığımız görüşmede Türkiye-AB ilişkilerini bütün boyutlarıyla ayrıntılı bir şekilde ele aldık. Reform sürecimizdeki son gelişmeler hakkında kendisiyle fikir alışverişinde bulunduk. Kendisi de Türkiye’nin AB’ye katılım süreci noktasındaki değerlendirmelerini bizimle paylaştılar.

Görüşmemizde, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde yaşadığı sıkıntıları da gözden geçirme fırsatını bulduk. Türkiye’nin özellikle geleceğe yönelik bu süreçte elinden gelen tüm gayreti, kararlılığı ortaya koyduğunu da ifade etme fırsatı bulduk. Komisyonun, bugüne kadar olduğu gibi ileride de ülkemizin üyelik hedefine desteklemeye devam edeceğine inanıyoruz. Görüşmemizde ayrıca önümüzdeki dönemde açılacak fasıllar ve fasıllardaki açılış kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarımızı da ele aldık.

Ayrıca, önümüzdeki döneme yönelik olarak AB ile yürüttüğümüz müzakere sürecinin ortak hedefinin üyelik olduğu ve bu konuda da bizim başka bir alternatif kabul edemeyeceğimizi her zaman ifade ettiğimiz gibi yine değerlendirdik.’

-ZİYARETİN BİR MİLAT OLMASI TEMENNİSİ-

Barroso ile yaptığı görüşmede bazı uluslararası konuların da ele alındığını bildiren Başbakan  Erdoğan, bunların başında NABUCCO Projesi’nin geldiğini ve enerji faslında müzakerelerin başlamasını bu noktada önemsediklerini dile getirdi.

Türkiye’nin enerji stratejisinin önemli bir unsurunun Hazar, Orta Asya  ve Orta Doğu enerji kaynaklarının kesintisiz bir şekilde ve çeşitlendirilmiş güzergahlardan dünya piyasalarına taşınması olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

‘Görüşmelerimizde Kıbrıs konusundaki görüşlerimizi de Sayın Barroso’ya etraflıca izah ettik. Teknik nitelikteki müzakere sürecimizle ilgisi bulunmayan siyası konuların karşımıza çıkartılmaması gerektiğinin altını çizdik.

Birleşmiş Milletler zemininde, kapsamlı ve adil bir çözüme ulaşılması amacıyla geçmişte olduğu gibi şimdi de gereken çabayı gösterme azminde olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha, her zaman bir adım önde olacağımızı yine ifade ettik. Ve BM nezdinde kapsamlı bir çözüme ulaşılması yönünde çalışmaların ivedilikle başlatılması ve 21 Mart sürecinin bu noktada önemli olduğunu vurguladık ve öyle zannediyorum ki Sayın Barroso ile aynı fikirde olduğunu memnuniyetle müşahede ettik.

Bu çerçevede, Kıbrıs Türk halkının tabii maruz kaldığı ve şu anda da Kuzey’den Güney’e geçişlerde Güney’de yaşanan bazı sıkıntıları değerlendirme fırsatımız oldu. Görüşmede, uluslararası toplumun ortak düşmanı olan terörizm tehdidini ele aldık. Bu konuda da yine düşüncelerimizin örtüştüğünü görmenin mutluluğu içerisindeyim.’

Başbakan Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Barroso’nun Türkiye ziyaretinin gerek Türkiye’nin AB sürecine yönelik, gerekse geleceğe yönelik önemli adımlara bir milat olmasını da temenni etti.

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ-

Açıklamaların ardından soruları yanıtlayan Başbakan Erdoğan, yabancı bir gazetecinin ‘Anayasa’da parti kapatmayı zorlaştıran taslağı şimdilik askıya mı aldınız?’ şeklindeki sorusu üzerine, ‘Şu anda arkadaşlar çalışmaları sürdürüyor. Bildiğiniz gibi pazartesi günü yapılan Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısından sonra değerli başkan yardımcım gerekli açıklamaları yaptı. Şu anda süreç bütün yönleriyle ele alınmak suretiyle devam ediyor. Belli bir noktaya geldikten sonra eğer gerekirse böyle bir adım atılır. Ama gerekmediği takdirde de hukuki süreç aynen izlenecektir’ dedi.

Görüşmede, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış ve AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn de hazır bulundu.

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ise, AK Parti’nin kapatılma davası sürecine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin kararlarına tam saygı gösterdiklerini belirterek, kararının hukukun üstünlüğüyle uyumlu olmasını beklediklerini söyledi.

Resmi ziyaret için Ankara’da bulunan Barroso ve beraberindeki heyet, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la bir araya geldi. Başbakan Erdoğan ve Barroso, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Türkiye’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başlayan Barroso, Türkiye’ye saygı duyduğunu ve bu ziyareti çok uzun süredir, dört gözle beklediğini, ziyaretin Türkiye-AB ilişkileri açısından önemli bir zamanda gerçekleştiğini ifade etti.

Yaptığı görüşmelerin “dostane ve yapıcı bir atmosferde” gerçekleştiğini kaydeden Barroso, ziyaretinin ilk amacının Türkiye’deki reformları teşvik etmek olduğunu, ancak “Türkiye’yi dinlemeye ve daha iyi anlamaya geldiğini” belirtti.

“Türkiye’nin AB üyeliğinin hem Türkiye’nin hem de AB’nin hedefi olduğunu” kaydeden Barroso, Ankara’yı reformların devamı için cesaretlendirmek istediklerini ifade etti. Barroso, reformların Türkiye-AB ilişkileri açısından önemli olduğunu kaydederek, hem Türkiye’nin hem de AB’nin ortak sorumluluk ve menfaatlerinin olduğunu söyledi.

Türkiye’de olan bir şeyin AB’yi ilgilendirmemesinin söz konusu olamayacağını dile getiren Barroso, AB’nin de Türkiye için önemli olduğunu belirtti. Türkiye’nin tutarlı bir ilerleme kaydettiğini ifade eden Barroso, Avrupa perspektifinin Türkiye’de olumlu dönüşümün itici gücü olduğunu kaydetti. Barroso, ölüm cezasının kaldırılmasından sonra TCK’nın 301. maddesindeki muhtemel değişiklik gibi gelişmelerin Türk toplumuna fayda sağlayacağını belirtti.

Temmuzdan önce iki başlığın daha açılacağını söyleyen Barroso, önemli olanın reform sürecinin hızının korunması olduğunu kaydetti. “Ancak daha yapılacak çok şey var, katedilecek çok yol var” diyen Barroso, birçok reforma ihtiyaç olduğunu ve Türk halkı açısından bu reformların önemli olduğunu düşündüklerini ifade etti.

Türkiye içerisindeki uzlaşı ve toplumsal diyalogla bu konuların aşılabileceğini düşündüklerini söyleyen Barroso, müzakerelerin karmaşık ve kapsamlı bir süreç olduğunu, ancak uzlaşı ve diyalog ile bu yolun

daha kolay aşılabileceğini belirtti ve kamu oyunun desteğinin önemli olduğuna da dikkati çekti.

Barroso, “AB Komisyonu adına bir güven mesajını paylaşmak istiyorum. Ortak geleceğimize karşı çok büyük bir güven duymaktayız” diye konuştu.

-KIBRIS-

Başbakan Erdoğan’la görüşmesinde Kıbrıs konusunun da gündeme geldiğini belirten Barroso, “Sayın Başbakan’ın açık, olumlu ve uzlaşıcı bir yaklaşımda olduğunu gördük” dedi.

Çözüm yönünde son dönemde Kıbrıs’ta bazı gelişmeler olduğunu hatırlatan Barroso, Rum lider Dimitris Hristofyas ile yapılan çalışmaların olumlu olduğunu, bu çerçevede Lokmacı kapısının açılmasının önemine dikkati çekti.

Barroso, Kıbrıs’ta ileride olabilecek bir birleşmenin AB’nin çıkarına da olacağını söyleyerek, AB Komisyonunun BM çerçevesinde gerçekleşecek müzakereleri desteklediğini, uzlaşının zor olacağının ancak AB’nin çözümü desteklediğini vurguladı.

-SORULAR-

AK Parti’nin kapatılması ve laikliğe ilişkin sorular üzerine Barroso, şu aşamada Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan davayla ilgili yorum yapamayacağını belirterek, “Davayla ilgili yorumda bulunmamam da lazım” diye konuştu.

Türkiye’nin bir aday ülke olduğunu ve AB ile ortak bir süreçten geçtiğini ifade eden Barroso, bu çerçevede AB’nin böylesine önemli bir konuya kayıtsız kalamayacağını belirtti. Barroso, “Anayasa Mahkemesinin kararlarına tam saygı göstermekteyiz” derken, Anayasa Mahkemesinin kararının hukukun üstünlüğü ve Avrupa standartlarına uyumlu olmasını beklediklerini kaydetti. Karardan dolayı şaşırdığını da yineleyen Barroso, bunu istikrarlı bir ülkede görülmesinin alışageldik olmadığını kaydetti.

“Laiklik bir din değildir” şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Barroso, AB standartları açısından laikliğin değişik çeşitleri olduğunun görüldüğünü, ancak kamu kurumlarıyla dinin temel bir ayrımı olması gerektiğini vurguladı.

AB’ye göre her bireyin, dini açıdan farklı yaklaşımları olabileceğini ancak AB’nin devletin tüm yaklaşımlara saygı gösterilmesi, belli özgürlüklerin sağlanması gerektiği görüşünde olduğunu kaydetti.

Barroso, bireysel haklara saygıyla iyi niyetin sağlanacağını da belirterek, ancak kamu ile dinin ayrılması gerektiğini yineledi.

AB Komisyonu Başkanı Barroso, TCK’nın 301. maddesinde öngörülen değişiklikle ilgili AB’nin tutumunun sorulması üzerineyse şöyle konuştu:

“İfade özgürlüğünün, basın özgürlüğü altını çizmek istiyorum, bu toplumlar için temel değerdir.”

Tasarı için şu anda bir açıklama yapmasının mümkün olmadığını, tasarının parlamentoya gelme aşamasında olduğunu ve bunun önemli ve doğru yönde atılmış bir adım olduğunu düşündüklerini sözlerine ekledi.

Gönderildi Cumartesi, Nisan 12th, 2008 at 12:46 and is filed under Parti Haberleri. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş yapın.