BBP’DEN GÜNEŞ GAZETESİ YAZARINA MEKTUP
Ocak 30th, 2007 by goto
28 Ocak 2007 tarihli “Hedef Milliyetçiler” başlıklı yazınızda yer alan bazı tespitlerinizden dolayı sizi kutlamak; bazı tespitlerinizin de yanlışlığını vurgulamak istiyorum.
Basındaki Milliyetçi düşmanı çete konusunda haklısınız. Bu çete, Danıştay saldırısında hemen, saldırganı BBP’li yaptı. BBP ile ilgisi olmadığı anlaşılınca tek kelime ile özür dilemek nezaketini göstermediler.
Hrant Dink’in katledilmesinde de aynı çete, günlerce Nizam-ı Alemci, Alperen Ocağından, BBP ile bağlantılı diye iftiralar yayınladı; şimdi “Haber Elemanı, Muhbir” diye yazmaya başladı. Bunlar, haysiyet celladı. Bunlar arsız ve yüzsüz. 22-23 Ocak 2007 tarihlerinde yazdıklarından ve attıkları manşetlerden dolayı yüzleri kızarmıyor, utanmıyorlar.
Bu soysuzlar ve ahlaksızlar, Türk’ün her şeyine düşman olduklarından ellerine geçen her fırsatta Türk Milletinin gözü, kulağı ve dili olan milliyetçilere saldırmayı görev biliyorlar. Tek merkezden emir almışçasına, koro halinde saldırıyorlar, çamur at izi kalsın mantığıyla dedikodulara dayalı, “bildiriliyor”, “iddia ediliyor”, “değerlendiriliyor”, “ağırlık kazanıyor” gibi, müphem ve muğlak ifadelerle hafiyeliğe soyunuyorlar.
Ceza Muhakemesi Kanununun “Soruşturmanın Gizliliği” başlıklı 157. maddesini; Ceza Kanununun “Gizliliğin İhlali” başlıklı 285. maddesini ihlal ediyorlar, “..kişilerin suçlu olarak damgalanmalarını sağlayacak şekilde” görüntüler yayınlıyorlar. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ederek, sanki kendileri her şeyi biliyormuş gibi, sabahtan akşama kadar görevlileri yönlendirmeye çalışıyorlar. Alenen suç işliyorlar. Ne Hükümetten ne de Savcılardan “durun, ne oluyor, ne yapıyorsunuz?” diye bir ses çıkmıyor. Bakalım, şu muhbir edebiyatının sonunu nereye vardıracaklar ve altından hangi derin güçler ve provokatörler çıkacak?
Hiç şüpheniz olmasın, bu çete ve hamileri hakkında her türlü kanuni yoldan hesap sorulacaktır. Bekleyişimiz, yumurtlayacakları başka incileri görmek içindir.
Bir resimden yola çıkarak, “ceza sorumluluğunun şahsiliğine dair” evrensel hukuk kuralını hiçe sayıp topyekün bir partiyi Genel başkanından her bir üyesine kadar zan altında bırakanların, dillerini ve kalemlerini, eğer namus ve haysiyet sahibi iseler, patronlarının vicdanına havale ediyoruz. Basın özgürlüğü bu değildir. Özgürlüğü, başıboşluk ve iftira atmak sananları, unutmayacağız ve hesap soracağız!
Sayın Zelyut,
MHP’den ayrılıp BBP’ye katılan arkadaşlarımız ve Genel Başkanımız ile Partimiz hakkındaki görüşlerinize katılmamız mümkün değildir. BBP, 14 yıllık bir parti olup Genel Başkanımızdan sade bir üyemize kadar MHP, icraatları ve söylemleriyle tenkit edilir. MHP, daha önce yükselip yüzde 18 oy alarak iktidar olmadı mı? O zaman, BBP, yükselişine engel değildi de şimdi mi engel oluyor? Herkes, şapkasını önüne koyup bir özeleştiri yapsın. Ne dediler, ne yaptılar? Yüzde 18’den, yüzde 8,5’e neden düştüler? Biz mi düşürdük, yoksa, oy verenler mi düşürdü?
MHP’nin yükselişi ve düşüşü bizi ilgilendirmiyor. Bizim, “Önce İnsan” diye başlayan programımız etrafında toplanmış, yüksek idealleri olan ülküdaşlarımıza ister Türkçü, ister Şeriatçı deyin, bu sizin değerlendirmenizden öte bir anlam ifade etmez. Biz, Doğu Türkistan’da, Yakutistan’da, Özbekistan’da, Türkmenistan’da, Kazakistan’da, Tuva’da, Başkurdistan’da, Kazan’da, Tataristan’da, Kafkaslar’da, Azerbaycan’da, Kırım’da, Gagavuzya’da, Bosna’da, Kerkük’te, Kosova’da, Batı Trakya’da, Kıbrıs’ta velhasıl nerede Türk varsa ilgileniriz. İlgilenmeyenler, bize ne derse desin, hiç aldırmayız. Bu ilgimiz ve sevgimiz, konjonktürel değildir ve seçim dönemleriyle de sınırlı değildir. Biz, Sadece Söğüt’e gitmeyiz. Türk’ün olduğu her yere gideriz. Tıpkı, Genel Başkanımız Sayın MuhsinYazıcıoğlu’nun, geçen yıl Kazakistan’a gittiği gibi, Bosna’da Ayvaz Dede şenliklerine katıldığı gibi.
Biz, Müslümanlara da mezhepler açısından bakmayız. Müslüman olduğu için ezilen, kan ve gözyaşına boğulan tüm milletlerin yanındayız. İçeride ve dışarıda bütün Müslümanların kardeşliğinden ve refahından yanayız. Kendi anlayışını ve inancını zorla kabul ettirmeye kalkışanlara karşı çıkarız.
Kim olursa olsun, kime karşı yaparsa yapsın, ılımlı veya ılımsız bütün darbecilere karşıyız, alkışlamayız. Biz, insan haklarına, temel hürriyetlere saygılı, demokratik bir partiyiz. Beceriksiz ve kabiliyetsiz iktidarların ve antidemokratik eylemlerin ürünü olan şimdiki iktidarı da Türk Milletinin layık olduğu yere göndereceği günler çok yakındır.
İktidar olmuş kabiliyetsiz ve beceriksizleri halkımız bir daha denemeyecektir. Biz hiç yalan söylemedik, dimdik durduk ve her türlü zorluğa ve meşakkate göğüs gerdik. Kimsenin içi veya dışıyla işimiz yok. Biz “hak bildiğimiz yolda” gerekirse yalnız da gideriz. Seçim olmuş, olmamış, şu yükselmiş, bu düşmüş fazla önemli değildir. Önemli olan Türklüğün refahıdır, mutluluğudur, bekasıdır. Necip Fazıl’ın deyişiyle, “Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!”
Büyük Birlik Partisi’nin eski ve yeni mensuplarını bu gözle değerlendirmeniz ümidiyle iyi günler dilerim.
Av. Ömer Köse
Büyük Birlik Partisi
Genel Başkan Yardımcısı
Gönderildi Salı, Ocak 30th, 2007 at 23:47 and is filed under Kategorilenmemiş. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.