TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜLKEDİR
Şubat 1st, 2007 by goto
Erkan Mumcu: Arkadaşlar hoş geldiniz. Bugün Türkiye Genç İşadamları Dernekleri Konfederasyonunun, “Türkiye” unvanını almaları vesilesiyle Ankara’da yaptığı temaslardan biri, Anavatan Partisini ziyaret ettiler. Ben önce kendilerini Anavatan Partisinde görmekten duyduğum memnuniyeti ifade edip, önce hayırlı uğurlu olsun dileklerimi söyledikten sonra adet gereği sözü misafire veriyorum. Önce misafirimiz size bu gelişme hakkında bilgi versin sonra ben birkaç cümle söyleyeceğim.
Hazim Sesli: Sayın Genel Başkan teşekkür ediyorum. Bugün bizim için çok anlamlı bir gün. Konfederasyonumuz kurulalı 2,5 yıla yakın bir süre oldu. “Türkiye” ismimiz eksikti, bugün “Türkiye” ismini aldık. Bunun için mutluyuz. Biz Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu olarak, kısa adı TÜGİK olan, ülkesine sevdalı, girişimci ruhu damarlarında hisseden, hoşgörüyü kendine ön şart olarak kabul etmiş genç işadamlarıyız. Ve Türkiye’de 4900’e yakın genç işadamı üyemiz var. 45 tane derneğimiz var, bunun yanında bir de KKTC’de bir derneğimiz var. Bu genç işadamlarımız 6 federasyon çatısı altında birleşmişlerdir. Yine 6 tane federasyonun Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonunun çatısı altında birleşme olmuştur. Yaklaşık 2.5 yıldır ‘konfederasyon’ titriyle adeta bir mozaik görünümünde olan TÜGİK, Türkiye’deki diğer kuruluşlara yol gösteren örnek bir sivil toplum kuruluşu olmayı hak etmiştir. TÜGİK bu vizyon ve misyonu sayesinde hedeflerini hep yukarıya taşıyacaktır. Anadolu’da yaşayan işadamlarımızın sadece para kazanmayı değil, şehrinin, ilçesinin ve ülkesinin ekonomisiyle ve geleceğiyle yakından ilgilenmekte, bu nedenledir ki sivil toplum kuruluşlarında aktif rol almaktadır. TÜGİK camiası olarak, TÜGİK kurumu olarak tüm siyasi partilerimize eşit yakınlıkta ve eşit uzaklıktayız. Artık gelinen nokta; örnek genç işadamlarının siyasette aktif olarak rol alması gerektiğine inanıyoruz. Seçilme yaşının 25’e düşürülmesi de özellikle genç işadamlarımıza ayrıca bir heyecan katmıştır. TÜGİK üyelerinin her biri, istediği partilere üye olmak, belediye başkanlığı ve milletvekilliği gibi konularda aday olabilirler. Bu konuda bizler de TÜGİK olarak kendilerine destek vermekteyiz. TÜGİK üyeleri de örnek bir insan modeli ve siyasette yerini almalıdır. Bizlerin siyasi partilerden beklediğimiz; muhalefet anlayışının iktidar partisini yıpratmaktan ziyade ülke çıkarlarını ön plana çıkaran nitelikte olmasıdır. Hepimizin bildiği gibi Anavatan Partisi Türkiye için önemli bir dönüm noktasıdır. Türkiye’mizin, doların-dövizin yasak olduğu dönemlerde, yurtdışına çıkışlarda bir pasaport bile alamadığımız dönemlerde, yatırımların yapılamadığı, teşviklerin sadece holding seviyesindeki büyük kuruluşların teşviklerden yararlandığı, KOBİ ve yatırım yapan sanayicilerimizin fırsata erişemediği bir ‘83 öncesi’ yaşadık. Anavatan Partisi ve rahmetli Turgut Özal’la beraber Anadolu’daki işadamları yeni bir ortam yakalamışlardır. Bu işadamları, KOBİ’ler bir anda sanayiye girmişlerdir, ülkelerinde yatırım yapmışlardır. Ben bir anımı anlatmak istiyorum; 1983 yılında Almanya’ya yatırım için gittiğimizde –biz daha önce de sanayiciydik- ve para transferlerinin bilinmediği bir noktada markla gümrükten girerken sahtecilikle suçlandık. Gümrük kapısında 4-5 saat beklediğimiz dönemde, Avrupa’da yatırım yapmak için makine alacağımız noktada “Nereden geliyorsunuz?” “Türk’üm” dediğimizde randevu alamadığımız dönemleri yaşadık. Şu anda aynı firma sahipleri Türkiye’ye gelip makine satmak için bizim kapımızı beklemektedir. Türkiye’nin bugünlere gelmesinde Anavatan Partisi dönüm noktasıdır. Bundan dolayı Anavatan Partisi’nin kurucusu rahmetli Turgut Özal ve bugüne kadar ve bugüne kadar hizmet eden bütün liderleri kutluyoruz, anıyoruz. Teşekkür ediyoruz.
Erkan Mumcu: Çok teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz. Partimiz hakkındaki güzel düşünceleriniz için ayrıca teşekkür ediyorum. Gerçekten de Türkiye’de girişimciliğin bir egemen kültür, hâkim kültür haline gelmesi, Türk milletinin girişimci bir ruh kazanmasında Anavatan Partisinin büyük bir öncü rolü vardır. Bu ülkenin insanlarının bir rekabet gücüne sahip olduğu, bu insanların bir girişim yeteneğine sahip olduğu ve ancak insanının girişim yeteneği ve rekabet gücüyle bu ülkenin dünyayla rekabet edebileceği fikrini getiren siyasi parti olmak bizim de övüncümüzdür. Bundan dolayı da gerçekten mutluluk duyuyoruz. Ne yazık ki Türkiye rekabet kavramını, girişim kavramını unuttu.
Ne yazık ki Türkiye ‘fiyat istikrarı’ adı altında döviz, borsa, faiz üçgeninde sıkıştırılmış bir ekonomik kültürle üretmeyi unuttu, rekabet etmeyi unuttu. Borçlanan, tüketen, borçlandığıyla tüketen ve elindeki varlıklarını satarak durumu idare eden bir ülke konumuna getirildi. Türkiye’nin içine düştüğü bu yanlıştan Türkiye’yi kurtarmak iki şeye ihtiyaç gösteriyor bunlardan bir tanesi girişim kapasiteleri. Nerede bu kapasite? Bu kapasite insanımızın kendisinde her yerde. Türkiye’nin her yerinde, insanımızın bulunduğu her yerde bu kapasite var. İkincisi bu kapasiteleri fırsatla buluşturacak siyaset. Bu kapasiteleri, bu potansiyelleri gerçekleştirecek, Türkiye için bir rekabet gücü, kalkınma gücü haline getirecek fırsatları onlara götürecek bir siyaset, bir siyasi önderlik. Anavatan Partisi tarihsel olarak bu misyonla var olmuştur. Bugünkü varlığı da bunun üzerinedir. Geçmişten bu yana TÜGİK gibi oluşumların hem teşekkülünde hem etkili bir biçimde örgütlenmeleri ve kitle ile iletişim kurabilmeleri açısından elinden gelen her türlü desteği sağlamış bir insan olarak da kişi olarak da bu süreçlerin içinde yer almış bir kişi olarak da Genç İşadamları Konfederasyonun bugün Türkiye unvanını da alarak ulusal bir nitelik kazanmış olmalarını ya da bu niteliklerini tescil ettirmiş olmalarını memnuniyetle karşıladığımı ifade ediyorum. Tebrik ediyorum kendilerini. Bu vesile ile söyleyeceğim şey şudur: Bugün, Türkiye’de uygulanan ekonomik politika ne yazık ki bu ülkeye rekabet gücü kazandıracak nitelikte bir politika değildir. Yanlış para politikalarının sonucu Türkiye’de üreten ve rekabet etmek isteyen herkesin engellenmesi, rekabetten yasaklanmasıdır. Bu politika Türkiye’nin rekabet gücüne karşı uygulanan bir politikadır ve bu politika Türkiye’yi itaat eden bir ülke konumuna indirgemektedir. Türkiye’yi varlıklarını yabancı sermayenin insafına terk eden bir ülke konumuna getirilmiştir. Yeniden buradan çıkışın yolu rekabetçi ruhu yeniden kazanmaktır. Para politikaları rekabetçi olmalıdır. Ekonomi politikaları rekabetçi bir ruh üstüne kurulmalıdır. Ve Türkiye kaynaklarının kullanımında Türkiye’ye rekabet gücü kazandıracak önceliklere mutlaka özen göstermelidir. İşte o öncelik Türkiye’nin üretim gücü olan bütün Anadolu’ya yayılmış olan sanayi kuruluşlarıdır. Üretici kapasitelerini Türkiye çünkü özendirmelidir. Bu anlamda TÜGİK’in kapasitesinin de Türkiye’nin dört bir tarafından hem bulunduğu kentin ekonomisine hem toplamda ülke ekonomisine sürekli katma değer kazandıran ve bu ülkeye rekabet gücü kazandıran işletmelerden ve girişimcilerden oluşmaktadır. Arkadaşlarımla bir araya gelmiş olmaktan memnunum.
Soru: Efendim dün Koordinatörlerle görüşme sırasında CHP milletvekili Esat Canan’ın açıklamaları yansıdı. Bununla ilgili tepkiler oldu siz nasıl değerlendiriyorsunuz.
Erkan MUMCU: Aslına bakarsanız sayın Canan’ın kişisel görüşleri olmaktan öteye uzunca bir zamandır Türkiye’ye telkin edilen ve kabul ettirilmeye çalışılan görüşler olduğunu söylemek haksız sayılmaz. Türkiye’nin PKK ile mücadelesinde bir koordinatörler atanması sürecine girilmiş olması baştan yanlıştı. Türkiye komşu ülkelerle ilişkilerini doğrudan kendisi kurabilecek imkan ve kapasitelere sahip bir ülkedir. Ve komşu ülkelerden birbirlerinin birlik bütünlüğüne ve karşılıklı menfaatlerine saygı göstermelerini isteyebilecek güce sahip bir ülkedir. Eğer komşu ülkelerden bu saygıyı görmezse bu saygısızlığın gerektirdiği yaptırımları ortaya koyabilecek bir ülkedir. Türkiye’nin komşu ülkelerle ilişkilerini ve bölge ülkelerle ilişkilerini bir PKK parantezine almış olması hele hele Türk-Amerikan ilişkilerinin bir PKK sorununa indirgenmiş olması Türkiye adına çok büyük üzüntü verici, kaygı verici bir gelişmedir. Ve çok büyük bir yanlıştır. Baştan yanlıştı, sonuç vermesi zaten mümkün değildi. Şimdi “sonuç vermiyor” diye yakınmakta başındakinden daha büyük bir yanlıştır. Türkiye büyük bir ülkedir. Bölge politikaları PKK parantezine sığdırmayacak kadar büyük bir ülkedir. Ne PKK, Türkiye’nin bu ilişkilerini ipoteğine alabilecek kadar büyüktür. Ne de Türkiye bölge politikalarını PKK parantezine sığdıracak kadar küçük bir ülkedir. Türkiye büyük bir ülkedir. Ne yazık ki Türkiye’yi yönetenler Türkiye’nin büyüklüğünün ve gücünün farkında değildirler. Ve bu Türkiye’nin itibarından her geçen gün ağır bedeller ödettiren bir yanılgılar zincirine dönüşmektedir. O bakımdan benim doğrudan doğruya sayın milletvekilinin sözlerine ilişkin söyleyeceğim bir şey yok. Bu görüşler sayın milletvekillerinin kişisel görüşleri olabilir ama bana sanki sahibinin sesiymiş gibi geldi.
ANAVATAN PARTİSİ GENEL BAŞKANI SAYIN ERKAN MUMCU’NUN
TÜRKİYE GENÇ İŞADAMLARI KONFEDERASYONU (TÜGİK) BAŞKANI VE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİ KABULÜNDE YAPTIKLARI KONUŞMA
31.01.2007/ANAVATAN GENEL MERKEZİ
Gönderildi Perşembe, Şubat 1st, 2007 at 15:03 and is filed under Genel Başkanlar. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can skip to the end and leave a response. Pinging is currently not allowed.