<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.0.7" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Seçim Sitesi</title>
	<link>http://www.secimnet.com</link>
	<description>Seçim Haberleri, Seçim Anketi</description>
	<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:50:30 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.0.7</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Dr. Uğur Cilasun: “SHP olarak, korkuyu siyasetin gıdası yapanlara karşı bayrak açıyoruz”</title>
		<link>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/dr-ugur-cilasun-%e2%80%9cshp-olarak-korkuyu-siyasetin-gidasi-yapanlara-karsi-bayrak-aciyoruz%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/dr-ugur-cilasun-%e2%80%9cshp-olarak-korkuyu-siyasetin-gidasi-yapanlara-karsi-bayrak-aciyoruz%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:50:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Genel Başkanlar</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/dr-ugur-cilasun-%e2%80%9cshp-olarak-korkuyu-siyasetin-gidasi-yapanlara-karsi-bayrak-aciyoruz%e2%80%9d/</guid>
		<description><![CDATA[

 SHP Genel Sekreteri Dr. Uğur Cilasun’un açıklaması şöyledir:
“Ülkemizde son yaşanan gelişmeler, SHP’nin çok önceden belirlediği “ne şeriat ne darbe” tavrının doğruluğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır.
SHP, demokrasi dışı her türlü yola şiddetle karşıdır.
Son zamanlarda bazı mahfillerde konuşulan “demokrasi mi yoksa Cumhuriyet mi sorusuna, tabii ki ‘demokrasi’ diye yanıt verilmelidir” tezi, Türkiye’yi demokrasi adına Cumhuriyetin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9359162367807298";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text";
//2007-01-29: secimnet
google_ad_channel = "3861636317";
google_color_border = "FFFFFF";
google_color_bg = "FFFFFF";
google_color_link = "CC0000";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "999999";
//--></script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p>SHP Genel Sekreteri Dr. Uğur Cilasun’un açıklaması şöyledir:</p>
<p>“Ülkemizde son yaşanan gelişmeler, SHP’nin çok önceden belirlediği “ne şeriat ne darbe” tavrının doğruluğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır.</p>
<p>SHP, demokrasi dışı her türlü yola şiddetle karşıdır.</p>
<p>Son zamanlarda bazı mahfillerde konuşulan “demokrasi mi yoksa Cumhuriyet mi sorusuna, tabii ki ‘demokrasi’ diye yanıt verilmelidir” tezi, Türkiye’yi demokrasi adına Cumhuriyetin temel ilkelerinden, en önemlisi de ‘laiklikten’ vazgeçilebilir bir konuma itmeyi planlayanların işidir.</p>
<p><a id="more-461"></a></p>
<p>Öte yandan başka bazı odaklarda konuşulan, “şeriat gelecekse darbe evladır” tezi de, şeriat korkusu ile demokrasiden vazgeçmeyi gündeme getirmektedir.</p>
<p>Toplumda bu iki tezin de taraftarları vardır. Her iki tarafın da yaşam enerjisini, libidosunu bu “korkular” beslemektedir. Her taraf kendi yandaşlarının korkusunu körükleyerek siyasette “istikbal” aramaktadır.</p>
<p>AKP, kendisine karşı olanları “darbecilikle” suçlayarak; CHP, milliyetçi-ulusalcı küçük partiler; bunların paralelindeki örgütler de “şeriat” korkusunu körükleyerek Türkiye’de siyaseti çıkmaza sürüklemektedirler.</p>
<p>SHP ise her ikisine de kararlı, canlı, bilinçli olarak karşı durarak tavrını “demokratik, çağdaş, laik hukuk devletinden yana koymaktadır.”</p>
<p>SHP, halkımızı tercihlerini böyle belirlemeye, toplumu açmaza sokan her iki tarafın da kısır, bencil, dar görüşlü, maceracı politikalarını reddetmeye ve SHP’nin yanında yer almaya, O’na güç vermeye çağırmaktadır.”
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/dr-ugur-cilasun-%e2%80%9cshp-olarak-korkuyu-siyasetin-gidasi-yapanlara-karsi-bayrak-aciyoruz%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PARTİ MECLİSİ SONUÇ METNİ&#8230;</title>
		<link>http://www.secimnet.com/duyuru/parti-meclisi-sonuc-metni/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/duyuru/parti-meclisi-sonuc-metni/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Duyuru</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/duyuru/parti-meclisi-sonuc-metni/</guid>
		<description><![CDATA[

 Bugün Türkiye’de emekçilerin, yoksul halkın çoğunluğunun karşı karşıya kaldığı sorunlar esas itibariyle işsizliği ve yoksulluğu derinleştiren, tarımda tahribatı arttıran neo liberal politikaların uygulanmasının yarattığı sorunlardır. Bu politikaları uygulayan bugünkü AKP ve yarın aynı politikaları uygulayacak partiler karşısında, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış hedefli sol bir seçeneğin yaratılması en acil ve gerekli bir adımdır.

ÖDP Parti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Türkiye’de emekçilerin, yoksul halkın çoğunluğunun karşı karşıya kaldığı sorunlar esas itibariyle işsizliği ve yoksulluğu derinleştiren, tarımda tahribatı arttıran neo liberal politikaların uygulanmasının yarattığı sorunlardır. Bu politikaları uygulayan bugünkü AKP ve yarın aynı politikaları uygulayacak partiler karşısında, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış hedefli sol bir seçeneğin yaratılması en acil ve gerekli bir adımdır.</p>
<p><a id="more-460"></a></p>
<p>ÖDP Parti Meclisi 5. Olağan Toplantısı Sonuç Metni&#8230;</p>
<p>TÜRKİYE&#8217;DE SON GELİŞMELER&#8230;</p>
<p>1.    Türkiye&#8217;de son haftalarda gelişen süreç, toplumda son derece ciddi saflaşmaların ve yarılmaların derinleşmesine yol açıyor. Statükocu-milliyetçiler ile liberal-muhafazakarların temsil ettikleri güçler arasındaki iktidar mücadelesi yeni bir aşamaya ulaşıyor. Bu aşamanın nasıl geçileceği henüz kesinleşmiş değil. Ancak görünen odur ki, sürecin tarafları arasında bugüne kadar uygulanan neo liberal politikaları sürdürmek konusunda ciddi bir farklılık bulunmuyor. Fark, sömürüden elde edilen servetin nasıl paylaşılacağında ve Türkiye&#8217;nin bulunduğu bölgede oynanacak rolün kimin tarafından ve hangi uluslararası ittifaklar çerçevesinde yürütüleceğinde ortaya çıkıyor. AKP aleyhine açılan kapatma davası da, Ergenekon rumuzlu devlet içi çete faaliyetleri de bu iktidar kavgasının birer parçası olarak gündeme geliyor.</p>
<p>2.    Şu çok açık ki, Türkiye parti kapatmalarla herhangi bir temel sorununu bugüne kadar çözememiştir. Bugün de AKP ve DTP hakkında açılan kapatma davaları Türkiye&#8217;de ne laiklik konusunda ne de Kürt sorununda yaşanmakta olan sorunların çözümüne hizmet etmeyecektir. Yasakların ve parti kapatmaların siyasal ve toplumsal sorunların çözümünde yol alınmasını sağlamayacağını bir kez daha vurguluyoruz.</p>
<p>3.    Türkiye halkı son 50 yıllık tarihinde askeri darbelerle ve muhtıralarla çok ezilmiştir. Ne yazık ki, yaşanmış olan bu müdahalelere karşı demokratik ve hukuki süreçler hiçbir koşulda işletilememiş ve sivil siyasete müdahale eden darbeciler yargılanamamış, askeri vesayetin Türkiye siyasal ve toplumsal hayatı üzerindeki etkileri ve kalıntıları temizlenememiştir. Bu anlamda, hakkında darbe girişimi iddiası olanların, aradan 4 yıl geçmesine rağmen yargılanması çabaları önemli bir adım olmakla birlikte yeterli değildir. Bu süreçle köklü bir hesaplaşmanın yaşanabilmesi, militarizm ve askeri vesayetin aşılabilmesi için asıl olarak 12 Eylül darbecilerinin yargılanmalarını sağlayacak adımların atılması gereklidir. Aksi takdirde Ergenekon operasyonu iktidar kavgasındaki bir hamle olmaktan öteye gitmeyecektir.</p>
<p>4.    17 Şubat tarihli Parti Meclisi kararında da belirtildiği gibi, bugün Türkiye&#8217;de emekçilerin, yoksul halkın çoğunluğunun karşı karşıya kaldığı sorunlar esas itibariyle işsizliği ve yoksulluğu derinleştiren, tarımda tahribatı arttıran neo liberal politikaların uygulanmasının yarattığı sorunlardır. Bu politikaları uygulayan bugünkü AKP ve yarın aynı politikaları uygulayacak partiler karşısında, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış hedefli sol bir seçeneğin yaratılması en acil ve gerekli bir adımdır. Çünkü görülmüştür ki, bu politikalar karşısında laikçi-ulusalcı çizgide sürdürülen muhalefet AKP&#8217;yi ve neo liberal saldırıları durdurup geriletememiş, tam aksine güçlenmesine neden olmuştur.</p>
<p>ÖZGÜRLÜKÇÜ, EŞİTLİKÇİ SOL SEÇENEK VE ÖDP</p>
<p>5.    Şu çok açık ki, solu toplumsal mücadelede daha etkin ve güçlü bir konuma taşıyamamış olmak uzun dönemden beri yaşadığımız bir sorundur. Son Kongre ve Konferans kararlarımızda belirtildiği gibi, bu tabloyu değiştirmeyi önüne koyan eşitlikçi, özgürlükçü sol bir merkezin yaratılması adımının atılması gerekiyor. Siyasal bir kriz yaşayan ve rejim krizine sürüklenmesi ihtimali olan Türkiye&#8217;nin şartları ve ihtiyaçları bu yönde adımlar için elverişli bir zemin sunuyor.</p>
<p>6.    AKP ve kimi liberaller tarafından ‘özgürlük-statüko&#8217;, CHP ve ulusalcı çevreler tarafından ‘laiklik-şeriat&#8217; ikilemlerine sıkıştırılan toplumun önüne, demokrasiden yana özgürlükçü, eşitlikçi, emek eksenli, sol bir siyaset seçeneğini koymak, bu seçeneği ikna edici ve güvenilir kılmak bugün yapılması gerekendir.</p>
<p>7.    - Demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet, insan hakları, laiklik, barış, dayanışma, doğanın korunması gibi değer ve ilkelere sıkı sıkıya bağlı kalan ve bunların hem örgütlü kesimler hem de tek tek yurttaşlar bakımından yaşama geçirilmesini temel ilke edinmiş bir mücadele hattını savunan;<br />
• Neo liberal politikaların ekonomide ve tarımda yarattığı tahribata karşı mücadele eden, sağlık, eğitim ve sosyal güvenliği bir kamu hizmeti olarak değerlendiren;<br />
• Yoksulluk ve işsizlik karşısında toplumsal ihtiyaçları gözeten emek politikalarını benimseyen;<br />
• Çok kültürlü, çok kimlikli, çok inançlı bir toplum gerçeğini savunan ve bunların siyasal, yasal ve toplumsal, gereklerinin yapılması için mücadele yürüten;<br />
• Kürt sorununun demokratik zeminde, şiddetsiz bir ortamda, anayasal yurttaşlık, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve demokratikleşme çerçevesinde çözümünü savunan;<br />
• Toplumda gelişen muhafazakarlık ve gericileşme karşısında toplumsal ve siyasal bir mücadeleyi geliştiren; milliyetçilik, ırkçılık, ayrımcılık ve cinsiyetçilik karşıtı bir politikayı kendi dışına da taşan bir kararlılık ve eylemlilikle sürdüren;<br />
• Dünyada, bölgede ve ülkede barışı şiar edinen;<br />
• Şiddetin siyasal ve özel yaşamdan tamamen dışlanması için mücadele eden;<br />
• Militarizme, darbeciliğe, devlet içinde ve dışında oluşmuş tüm çetelere karşı mücadele eden ve bu tür yapıların tasfiyesi için kararlı tutumundan vazgeçmeyen;<br />
• Kapitalist küreselleşmenin ve başını ABD&#8217;nin çektiği emperyalist saldırganlığın ve onun yarattığı sonuçlara karşı mücadele eden;<br />
• Sosyalistlerden yüzünü sola dönmüş sosyal demokratlara, Kürt muhalefetinden Alevi toplumunun demokrat ve solcu kesimlerine, emek hareketinin tüm bileşenlerini, mağdur ve memnuniyetsiz toplumsal dinamiklerin geniş bir yelpazesini bağrında toplamaya aday kapsayıcı bir sol zemini oluşturmayı zaman geçirmeksizin önümüze koymalıyız.</p>
<p>8.    ÖDP böylesi bir süreci örgütlemek için üzerine düşenleri yerine getirecek, bu yönde sürmekte olan çabaları önemseyecek ve bunları geliştirecek çalışmalara yoğunlaşacaktır. Bu çalışmaları gerçekleştirmenin yollarını zenginleştirmek üzere toplumun tüm muhalif ve mağdur kesimlerini, sol, sosyalist, devrimci ve demokrat siyasal örgütleri ve yurttaşları, demokratik kitle örgütlerini, sendikaları ve meslek birliklerini, yurttaş örgütlerini, aydınları ortak bir süreci birlikte örgütlemeye çağırmaktadır.</p>
<p>YEREL SEÇİMLER VE ÖDP</p>
<p>9.    AKP hakkında açılan davanın sonucuna bağlı olarak, yerel seçimlerle sınırlı olmayan, kısmi de olsa TBMM seçimlerini de içeren bir süreç yaşanması ihtimaller dahilindedir. Bu durumda yerel seçimlerin bir genel seçim, hatta AKP için bir referandum havasına bürünmesi kaçınılmaz olacaktır. AKP kapatılmasa ve siyasal yasaklar söz konusu olmasa da aynı atmosferin ortaya çıkacağını öngörmek yanlış olmayacaktır. Bir yandan siyasal meşruiyetini tekrar onaylatmak ve gücünü arttırmak isteyen AKP, diğer yandan AKP&#8217;ye karşı çıkan statükocu güçler yerel seçimleri bir tür referanduma dönüştüreceklerdir.</p>
<p>10.    Bu nedenlerle bu seçimler tek başına yerel inisiyatifler üzerinden ilerleyemeyecek kadar merkezi bir önem taşıyor. Sol tarafından izlenecek olan yerel seçim stratejisi, bu ortamın yaratacağı kutuplaşma karşısında, gerçek sol seçeneği ortaya koyabilecek kadar merkezi, toplum önünde somutlaştıracak kadar yerel olmak zorundadır.</p>
<p>11.    Kongre ve Konferansında bu doğrultuda yönelim kararları almış olan ÖDP, farklı kesimleri ortak hedefler uğruna yan yana getirebilecek bir işbirliğini yaratabilmek için adımlar atacaktır. Yerel seçimler için AKP&#8217;yi geriletmeyi, statükocu ulusalcı güçler karşısında gerçek sol seçeneği ortaya koymayı hedefleyen bir işbirliğini gerçekleştirecektir. Bu işbirliğinin biçimi konusunda bir önkoşul dayatmaktan uzak kalınacaktır. Ancak bu işbirliği halkın yönetime katılması, katılımcı bir bütçe oluşturulması, yerel hizmetlerin piyasalaştırılmaması gibi yerel yönetim anlayışımıza uygun belli başlı ve az sayıdaki genel ilkeleri belirlemeli ve yerellerin tümünde sürdürülecek seçim çalışması bu ilkeler etrafında kurulmalıdır.</p>
<p>12.    ÖDP Parti Meclisi, bu amaçla MYK&#8217;yı söz konusu adımları atabilmek için görevlendirmektedir.<br />
Ankara, 5-6 Temmuz 2008
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/duyuru/parti-meclisi-sonuc-metni/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Artık demokrasi kazansın</title>
		<link>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/artik-demokrasi-kazansin/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/artik-demokrasi-kazansin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:43:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Genel Başkanlar</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/artik-demokrasi-kazansin/</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin bir hukuk devleti olması, cumhuriyetimizin evrensel demokratik politik sistemin yerkürede en kusursuz uygulanan ülkeler arasında yer alması, Cumhuriyet&#8217;imizin kurulduğu 1923 yılından bu yana hedefimizdir. Devletimizin, milletin bağrından çıkmış kurucu iradesi bu hedefe inanmıştır.
Anadolu yarımadasında 1071 yılından bu yana bir Türk devlet varlığı mevcuttur. Bu, gelecek için bizi umutlandıran büyük bir geçmiş, köklü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin bir hukuk devleti olması, cumhuriyetimizin evrensel demokratik politik sistemin yerkürede en kusursuz uygulanan ülkeler arasında yer alması, Cumhuriyet&#8217;imizin kurulduğu 1923 yılından bu yana hedefimizdir. Devletimizin, milletin bağrından çıkmış kurucu iradesi bu hedefe inanmıştır.</p>
<p>Anadolu yarımadasında 1071 yılından bu yana bir Türk devlet varlığı mevcuttur. Bu, gelecek için bizi umutlandıran büyük bir geçmiş, köklü bir gelenek, şeref duyulacak bir tarihtir. Fakat 2008 Temmuz&#8217;unda bizi çocuklarımızın geleceği konusunda endişelendiren bir durumun ortaya çıkmış bulunması, bu büyük geçmişe, köklü devlet geleneğine, şeref duyduğumuz tarihimize yakışmamaktadır.</p>
<p><a id="more-459"></a> Bugün gelinen nokta maalesef bir kaos başlangıcıdır ve ulusal birliğimiz ve devletimizin -bekası bakımından en güçlü tehdit budur. Hatta bu tehdit etnik terörden veya radikal dincilikten bile daha ciddi bir yıkıcı potansiyeli içinde barındırmaktadır. Bir arada yaşamaya tahammül bile edemeyen kutuplaştırılmış ve yabancılaşmış bir toplumdan bahsediyorum. Hepimizin bildiği, toplumda yaşamaya mecbur oluşumuzdur. İşbölümünün olmadığı toplum dışı bir hayat mümkün değildir. Bizim birliğimiz &#8220;bir&#8221; olmak, tek vücut olmak, beraber olmaktır. Ayrı olmak, ötekileştirmek, düşmanlaştırmak ve kutuplaşmak ise birliği şüphesiz ki bozar.</p>
<p>Aymaz siyasi liderler, toplumlarının çıkarlarını dikkate almazlar. Toplumun birincil derecede öneme haiz çıkan, toplum olmanın devamı, toplumsal birlikteliğin sürekliliği, yani &#8220;bir&#8221; olmaktır. Bugün, maalesef bu noktadan giderek uzaklaşıyoruz.</p>
<p>Bir güvensizlik ortamı toplumsal birlikteliğimizi zehirliyor. Kutuplaşma bir virüs gibi yayılıyor. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-dindar gibi kalıplara sokuyoruz karşımızdakileri. Oysa onlar bizim vatandaşlarımız, kardeşlerimiz.</p>
<p>Demokrasiyi ihmal ediyoruz, anlamıyoruz, anlamadığımızı itiraf edemiyoruz, anlamamakta diretiyoruz. Evet, belki inatçıyız; fakat birinin bunun yanlış olduğunu söylemesi gerektiğine inanıyorum. Silkinerek artık kendimize çekidüzen vermemizin elzem olduğunu düşünüyorum. Egoizmi bırakarak gelecek kuşakların daha iyi bir Türkiye&#8217;yi elde etme haklarını gasp etmeye hakkımızın olmadığına inancım tam; ve dahası, vatandaşlarımın büyük bir bölümünün benimle hemfikir olduklarını biliyorum. Doğru anlamıyoruz bir türlü demokrasiyi. Onu bir politik kavrama indirgedik ve toplumsal hayattan kopardık. Oysa demokrasi, karşımızdakine, onun yolunu benimsemesek de tolerans ve hoşgörü göstermektir. Demokrasi farklı olmayı kabullenmektir. Tek doğru olmayacağını bilecek kadar erdemli olmaktır.<br />
Dahası, demokrasi kendimizi karşımızdakilerin, yani bizim gibi düşünmeyenlerin, inanmayanların, yaşamayanların yerine koyabilmek ve onlara da yaşama hakkını tanımaktır. Daha da zoru, bunu istemek ve bunun doğru olduğuna sarsılmaz bir biçimde inanmaktır. Demokrasi çoğunluk zorbalığı olmadığı gibi, azınlık diktası da olamaz. Siyah ve beyazdan ziyade renkler vardır demokraside. Tek tip insan yerine farklı özellikte ama hepsi de sonsuz değerli bireyler vardır, toplumu oluşturan ve bizlerle dayanışma içerisinde olan. Tıpkı büyük bir ailede olduğu gibi tahammül edemediğimiz insanlar toplumda mevcut olmaya daima devam edeceklerdir. En şeytani rejimlerde, Nazi Almanyası&#8217;nda dahi tek tip, üniformist bir toplum var edilememiştir tarihte. O halde demokrasi farklılıklann zenginlik olduğu, zenginliğe katkıda bulunmalarına imkân tanındığı yaşam biçimini sağlayan politik rejimin adıdır.</p>
<p>Demokrasi evrenseldir, yüce insanlığın ortak değeridir.<br />
Türkiye bir dönemeçten geçmeye gayret ediyor. Bu dönemeç, demokrasi dönemecidir. Hukuk devletinin eksiklerinin kapatıldığı, sisteme olan güvenin yeniden sağlandığı, adalete olan inancın, polise olan güvenin, ordumuza olan sevginin, Meclis&#8217;in saygınlığının, siyasetin gerekliliğinin ve çözüm buluculuğunun, kısacası işleyen, canlı, güçlü ve kendine güvenen bir Türkiye&#8217;nin, artık yeniden tesis edilmesi günüdür bugün. Adında demokrasi olan bir partinin, Demokrat Parti&#8217;nin Genel Başkanı olarak kaleme almadım bu yazıyı. Elbette bu kimliğim benim bu fikirleri neden savunduğumun en önemli göstergesidir. Fakat ben bu yazıyı sadece Süleyman Soylu olarak kaleme aldım. Bir Türk vatandaşı, bir eş, bir baba, bir dost; yani sizlerden biri olarak. Ben Türkiye&#8217;nin yarınlarından ümidimi kesemem. Vatanımı seviyorum, ülkeme ve insanlarıma inanıyorum. Demokrasiye inandığım gibi. Buradan tüm Türkiye&#8217;ye sesleniyorum: Tek yol demokrasidir, çözüm demokrasidedir.<br />
Güçlü bir Türkiye istiyorsak eğer, demokrasiyi sadece bir kelime olarak kullanmayalım. Artık demokrat olalım.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/artik-demokrasi-kazansin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kutan Hatay il kongresine katıldı</title>
		<link>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutan-hatay-il-kongresine-katildi/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutan-hatay-il-kongresine-katildi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:41:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Genel Başkanlar</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutan-hatay-il-kongresine-katildi/</guid>
		<description><![CDATA[Kutan, &#8220;Erbakan&#8217;ı tasfiye ettik diye sevinmeyin. Erbakan hoca dimdik ayakta.Hem de arkasında binlerce Erbakanlarla&#8221; dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, &#8220;Erbakan&#8217;ı tasfiye ettik diye sevinmeyin.Erbakan hoca dimdik ayakta. Hem de arkasında binlerce Erbakanlarla&#8221; dedi.
Kutan, Saadet Partisi Hatay 3. Olağan İl Kongresine katıldı. Kutan burada yaptığı konuşmada, Erbakan&#8217;ın dimdik ayakta olduğunu, arkasında da binlerce Erbakanların bulunduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kutan, &#8220;Erbakan&#8217;ı tasfiye ettik diye sevinmeyin. Erbakan hoca dimdik ayakta.Hem de arkasında binlerce Erbakanlarla&#8221; dedi.</p>
<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, &#8220;Erbakan&#8217;ı tasfiye ettik diye sevinmeyin.Erbakan hoca dimdik ayakta. Hem de arkasında binlerce Erbakanlarla&#8221; dedi.</p>
<p>Kutan, Saadet Partisi Hatay 3. Olağan İl Kongresine katıldı. Kutan burada yaptığı konuşmada, Erbakan&#8217;ın dimdik ayakta olduğunu, arkasında da binlerce Erbakanların bulunduğunu ifade etti.</p>
<p><a id="more-458"></a></p>
<p>Konuşmasında hükümeti eleştiren Kutan, Erbakan&#8217;ın D-8 projesini partilerine hatırlattı. Bu konudaki konuşmasını Kutan şöyle sürdürdü, &#8220;D-8 projesi ne oldu. Uykuda. Peki D-8 projesini gündeme getiren Erbakan hoca nerede hapiste. Hayatını bu topraklara bütün İslam topraklarına harcamış Erbakan hocamıza bunlar yapılmamalıydı. Hem de bir sürü asılsız iddialarla. Allah kendisinden razı olsun&#8221; dedi.</p>
<p>Bundan önceki dönemlerde de partilerin kapatıldığını kaydeden Kutan, &#8220;Ben bazı konuşmalar yaparken bizim amblemimizi gösteriyorum. Orada 5 tane yıldız var. Onlardan 4&#8242;ü kapatılan partimizin yıldızları. İçlerindeki en büyük yıldız ise Sadet Partimizin yıldızı. Amblemimize yıldız koyacak yer kalmadı. Ben Erbakan hoca ile 10,5 ay hapis yattım.Şimdi buradan bazı çevrelere sesleniyorum. Erbakan&#8217;ı tasfiye ettik diye sevinmeyin. Erbakan hoca dimdik ayakta.Hem de arkasında binlerce Erbakanlarla&#8221; diye konuştu.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutan-hatay-il-kongresine-katildi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kutan&#8217;ın taziye mesajı</title>
		<link>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutanin-taziye-mesaji/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutanin-taziye-mesaji/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:39:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Genel Başkanlar</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutanin-taziye-mesaji/</guid>
		<description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Kutan, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’ın vefatı üzerine bir taziye mesajı yayımladı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’ın vefatı üzerine bir taziye mesajı yayınladı. Kutan, Hasan Doğan’ın çok kısa sürede milletimizin gönlünde taht kurmayı başardığını hatırlatarak, şunları söyledi:

“Türkiye Futbol Federasyon Başkanı Sayın Hasan Doğan’ın vefatını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Kutan, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’ın vefatı üzerine bir taziye mesajı yayımladı.<br />
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’ın vefatı üzerine bir taziye mesajı yayınladı. Kutan, Hasan Doğan’ın çok kısa sürede milletimizin gönlünde taht kurmayı başardığını hatırlatarak, şunları söyledi:</p>
<p><a id="more-457"></a></p>
<p>“Türkiye Futbol Federasyon Başkanı Sayın Hasan Doğan’ın vefatını büyük bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Dürüst ve sıcak kanlı kişiliğinin yanı sıra göreve geleli çok kısa bir süre olmasına rağmen Türk futboluna kazandırdığı tarihi zaferlerle milletimizin gönlünde taht kuran Sayın Hasan Doğan’ın vefatı tüm milletimizi olduğu gibi bizleri de derinden üzmüştür.</p>
<p>Kendisine cenabı Allah’tan rahmet, kederli ailesine yakınlarına tüm sevenlerine sabrı cemil niyaz ediyorum. Mekânı Cennet olsun.”
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutanin-taziye-mesaji/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kutan: Saldırıyı lanetliyorum</title>
		<link>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutan-saldiriyi-lanetliyorum/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutan-saldiriyi-lanetliyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:37:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Genel Başkanlar</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutan-saldiriyi-lanetliyorum/</guid>
		<description><![CDATA[Recai Kutan, ABD’nin İstanbul konsolosluğu önünde görev yapan polis memurlarına yönelik terörist saldırıyı lanetledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, ABD’nin İstanbul konsolosluğu önünde görev yapan polis memurlarına yönelik terörist saldırıyı lanetledi. Saldırıda şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet, yaralı polislerimize acil şifalar dileyen Kutan, bir süredir ülkemiz üzerinde karanlık oyunların oynandığına dikkat çekerek, “bu saldırıda bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Recai Kutan, ABD’nin İstanbul konsolosluğu önünde görev yapan polis memurlarına yönelik terörist saldırıyı lanetledi.<br />
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, ABD’nin İstanbul konsolosluğu önünde görev yapan polis memurlarına yönelik terörist saldırıyı lanetledi. Saldırıda şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet, yaralı polislerimize acil şifalar dileyen Kutan, bir süredir ülkemiz üzerinde karanlık oyunların oynandığına dikkat çekerek, “bu saldırıda bu karanlık oyunların bir parçasıdır” dedi.</p>
<p><a id="more-456"></a></p>
<p>Kutan yayınladığı mesajda şunları söyledi:</p>
<p>“ABD’nin İstanbul konsolosluğu önünde görev yapan emniyet güçlerimize karşı hain bir saldırının gerçekleştiğini büyük bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Bu alçakça saldırıda maalesef üç polis memurumuz şehit olmuş, iki polis memurumuz da yaralanmıştır. Bu alçakça saldırıyı gerçekleştirenleri bütün nefretimle lanetliyorum.</p>
<p>Terörist saldırıda şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet, yaralı polislerimize de acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.</p>
<p>Bir süreden beri ülkemiz üzerinde, huzur ve kardeşlik ortamını bozmaya, ülkemizi karıştırmaya yönelik alçakça oyunlar oynanmaktadır. Bu saldırı da bu oyunların bir parçasıdır. Bu tür karanlık planlarla ülkemizi karıştırmak isteyenler bu emellerine hiçbir zaman ulaşamayacaktır. Milletimiz bu hain planları her zaman boşa çıkarmayı bilmiştir.</p>
<p>Ancak bunun için bu alçak saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, arkasındaki karanlık güçlerin cesurca ortaya çıkarılması ve gerçek faillerin en kısa sürede yakalanarak adalete teslim edilmeleri şarttır.”
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/kutan-saldiriyi-lanetliyorum/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ BİZDE</title>
		<link>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/sorunlarin-cozumu-bizde/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/sorunlarin-cozumu-bizde/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:24:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Genel Başkanlar</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/sorunlarin-cozumu-bizde/</guid>
		<description><![CDATA[BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Eskişehir’de vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada “Tüm sorunların çözümü bizde. Çok değil 2 senede bu ülkeyi düzeltirim” şeklinde konuştu.
Yurt turu kapsamında Eskişehir’e giden Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şehrin ilçe ve köylerini ziyaret etti, tarım kesimiyle bir araya geldi.
Bozan beldesini ziyaret edip, burada parti binasının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Eskişehir’de vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada “Tüm sorunların çözümü bizde. Çok değil 2 senede bu ülkeyi düzeltirim” şeklinde konuştu.</p>
<p>Yurt turu kapsamında Eskişehir’e giden Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şehrin ilçe ve köylerini ziyaret etti, tarım kesimiyle bir araya geldi.<br />
Bozan beldesini ziyaret edip, burada parti binasının açılışını yapan BTP Genel Başkanı, kasaba meydanında kendisine büyük ilgi gösteren vatandaşlara hitap ederek, “Siz tabii bir bardak su istiyorsunuz, ben sizin önünüze okyanusu koyuyorum. Onun için bir anda şaşırdınız” dedi.</p>
<p><a id="more-455"></a></p>
<p>Partisinin tarım başta olmak üzere tüm dünyaya deklere ettik dediği ekonomik görüşlerini vatandaşlara anlatan BTP Genel Başkanı, “Tüm sorunların çözümü bizde” dedi, bunu hayata geçirecek kaynaklara vurgu yaptı. Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: “3 katrilyon dolarlık Türkiye’nin yer altı kaynağı var. Değil Türkiye’yi bütün dünyayı on yıl, yüz yıl, bin yıl oturduğu yerde bakar. Amma bizim siyasilerimiz gibi gaflette olan insanların ülkesinde herkes aç, susuz gezer.”</p>
<p>Alpu’yu ziyaret</p>
<p>Gelişinde olduğu gibi yine belde halkının yoğun ilgisi altında Bozan’dan ayrılan Prof. Baş, Eskişehir’e dönüşünde Alpu ilçesinden geçerken Belediye başkanı Mustafa Gökçe’yi makamında ziyaret etti.</p>
<p>İlçe hakkında BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş’a kısa bir brifing veren Başkan Gökçe, çoğunluğu tarımla geçinen halkın içinde bulunduğu darboğazı birinci ağızdan dile getirerek,<br />
“Halkımız ciddi altında sıkıntılı durumda. Halkımızın kapısında icralar var. Hal böyle olunca da, bizlere çok iş düşüyor. Makamıma gelen insanlar dertlerini anlatınca, gözlerim doluyor” dedi.</p>
<p>2 senede ülkeyi düzeltirim</p>
<p>Başkan Mustafa Gökçe’den ilçe ve vatandaşların sıkıntıları hakkında bilgi alan BTP Genel Başkanı, “Bizim ortaya attığımız tezde yer alan projeler Rusya başta olmak üzere bir çok ülke tarafından uygulamaya geçirildi” dedi ve “Sorunların çözümü için diğer partileri bir kenara bırakıp bir ve beraber olalım” dedi. Haydar Baş, şunları söyledi: “Şimdi tüm dünya bizden istifade ederken, revamıdır ki benim insanım benden uzaklaşsın. Takım tutar zihniyetiyle particilik yapalım, bu görüşler halkın hizmetinden mahrum olsun. Bunu biz iktidara taşımamız lazım. Çok değil 2 senede bu ülkeyi düzeltirim.”<br />
Bu sırada halimiz perişan diye söze giren bir çiftçi ile BTP lideri arasında ilginç bir diyalog yaşandı.</p>
<p>‘Beni dinlemediniz’</p>
<p>Alpulu çiftçi şunları söyledi: “Mazota her gün zam. Bir üretici ürettiğinin karşılığını hiçbir zaman alamıyor. Bulamadığı halde hazırdan yiyor. Şimdi hazır da bitti. Ne yapacağımızı şaşırdık.”</p>
<p>Prof. Baş, kendisine dert yanan çiftçiye partisinin tarım projelerini anlatarak, şöyle cevap verdi: “Dediğin çok doğru. Ama ben dedim size, beni dinlemediniz. Ben size dedim ki, sizin yakıtınızın belli kesimini devlet sübvanse edecek, bedava verecek. İki, seni sigortalı yapacak. Bir tek kuruş senden ücret almayacak. Üç, yetiştiğin ürünü para almadan sigorta edecek, 6 ay evvelinden mamülünün yüzde 50’sini avans olarak sana ödeyecek. Fiyatını ben değil, devlet değil, ilgili kooperatifle sen tayin edeceksin. Beni sevmediniz, istemediniz, gittiniz oraya, şimdi cezanızı çekiyorsunuz.”</p>
<p>BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Alpu’dan Belediye Başkanı Mustafa Gökçe ve vatandaşlar tarafından uğurlandı.</p>
<p>[10.07.2008]
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/sorunlarin-cozumu-bizde/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;da üç polisimizi şehit eden hain saldırıyı lanetliyoruz</title>
		<link>http://www.secimnet.com/dusunceler/istanbulda-uc-polisimizi-sehit-eden-hain-saldiriyi-lanetliyoruz/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/dusunceler/istanbulda-uc-polisimizi-sehit-eden-hain-saldiriyi-lanetliyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:21:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Düşünceler</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/dusunceler/istanbulda-uc-polisimizi-sehit-eden-hain-saldiriyi-lanetliyoruz/</guid>
		<description><![CDATA[İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, İstanbul&#8217;daki saldırı hakkında şu açıklamayı yaptı:
&#8220;İstanbul&#8217;da Amerikan Konsolosluğu önünde görev yapan Emniyet görevlilerimizi hedef alan ve üç polisimizi şehit eden hain saldırıyı lanetliyoruz. Şehit polislerimize Allah&#8217;tan rahmet, ailelerine ve tüm Emniyet camiamıza başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.&#8221;

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, İstanbul&#8217;daki saldırı hakkında şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>&#8220;İstanbul&#8217;da Amerikan Konsolosluğu önünde görev yapan Emniyet görevlilerimizi hedef alan ve üç polisimizi şehit eden hain saldırıyı lanetliyoruz. Şehit polislerimize Allah&#8217;tan rahmet, ailelerine ve tüm Emniyet camiamıza başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.&#8221;
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/dusunceler/istanbulda-uc-polisimizi-sehit-eden-hain-saldiriyi-lanetliyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AKP&#8217;ye karşı yürüyüş</title>
		<link>http://www.secimnet.com/duyuru/akpye-karsi-yuruyus/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/duyuru/akpye-karsi-yuruyus/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:18:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Duyuru</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/duyuru/akpye-karsi-yuruyus/</guid>
		<description><![CDATA[7 Temmuz 2008
Yurtsever Cephe ve TKP&#8217;nin gerçekleştirdiği &#8216;Ülkemizi Amerikancılara, AB&#8217;cilere, Sorosçulara, AKP&#8217;ye, Fethullahçılara NATO&#8217;culara Teslim Etmeyeceğiz&#8217; yürüyüşü, Beyoğlu Tünel girişinde buluşan binlerce emekçi, öğrenci, yurtsever ve aydının katılımıyla saat 14.00&#8242;te başladı.

Yürüyüş kortejinin başında &#8216;AKP&#8217;yi İstemiyoruz&#8217; yazılı pankart taşınırken, &#8216;Emekçi Düşmanı AKP&#8217;yi İstemiyoruz&#8217;, &#8216;Amerikancılığa Karanlığa Piyasacılığa Karşı Yürüyoruz&#8217;, &#8216;Darbeci Kenan Evren&#8217;i Unutmadık&#8217;, &#8216;Erdal Eren&#8217;i Unutmadık&#8217;, &#8216;Darbeci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>7 Temmuz 2008</p>
<p>Yurtsever Cephe ve TKP&#8217;nin gerçekleştirdiği &#8216;Ülkemizi Amerikancılara, AB&#8217;cilere, Sorosçulara, AKP&#8217;ye, Fethullahçılara NATO&#8217;culara Teslim Etmeyeceğiz&#8217; yürüyüşü, Beyoğlu Tünel girişinde buluşan binlerce emekçi, öğrenci, yurtsever ve aydının katılımıyla saat 14.00&#8242;te başladı.</p>
<p><a id="more-453"></a></p>
<p>Yürüyüş kortejinin başında &#8216;AKP&#8217;yi İstemiyoruz&#8217; yazılı pankart taşınırken, &#8216;Emekçi Düşmanı AKP&#8217;yi İstemiyoruz&#8217;, &#8216;Amerikancılığa Karanlığa Piyasacılığa Karşı Yürüyoruz&#8217;, &#8216;Darbeci Kenan Evren&#8217;i Unutmadık&#8217;, &#8216;Erdal Eren&#8217;i Unutmadık&#8217;, &#8216;Darbeci NATO&#8217;yu Unutmadık&#8217;, &#8216;ABD Darbesine Karşı Yürüyoruz&#8217;, &#8216; AB Darbesine Karşı Yürüyoruz&#8217;, &#8216;AKP Darbesine Karşı Yürüyoruz&#8217;, &#8216;Faşizme Geçit Yok&#8217;, &#8216;Kenan Evren&#8217;i Yargılayın&#8217;, &#8216;Demirel&#8217;i Yargılayın&#8217;, &#8216;Fethullah&#8217;ın Yeşil Kartını Savunuyorum&#8217; dövizleri dikkat çekti. Barış Derneği üyeleri de yürüyüşe pankartlarıyla katıldılar.</p>
<p>Yürüyüş sırasında ayrıca &#8216;AKP&#8217;yi İstemiyoruz&#8217;, &#8216;Liboşların İpleri Soros&#8217;un Elinde&#8217;, &#8216;Gerici Mandacı AKP&#8217;ye Dur De&#8217;, &#8216;Yobazların İpleri ABD&#8217;nin Elinde&#8217;, &#8216;Bu Memleket Bizim, Kahrolsun Emperyalizm&#8217;, &#8216;Kenan Evren Yargılansın&#8217;, &#8216;Kahrolsun Emperyalizm&#8217;, &#8216;Kahrolsun ABD Uşakları&#8217; sloganları atıldı.<br />
Yürüyüş sırasında çevreden de yoğun katılım olduğu görülürken, İstiklal Caddesi&#8217;nde bulunan vatandaşlar da alkışlarıyla destek verdiler.</p>
<p>Yürüyüşün ardından toplanılan Galatasaray Lisesi&#8217;nin önünde, TKP Genel Başkanı Aydemir Güler bir konuşma yaptı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin bir Amerikan darbesi sürecine girdiğini söyleyen Güler, &#8220;Gericiler, Amerikancılar, Sorosçular karşımıza darbe karşıtı kisvesiyle çıkıyorlar. Bu yalan rüzgarı asıl darbenin üstünü örtmektedir. Türkiye&#8217;de bağımsızlıkçılığa, yurtseverliğe, ilericiliğe karşı bir darbe yaşıyoruz&#8221; diyerek, bugün darbe karşıtı geçinen çevrelerin aslında 12 Eylülcü olduğunu ifade etti.</p>
<p>Aydemir Güler, darbeden hesap sormak isteniyorsa önce Kenan Evren&#8217;in, 12 Eylül&#8217;e destek veren TÜSİAD&#8217;ın, Amerikancılığın sorgulanması gerektiğini; &#8220;asimetrik&#8221; ve tarafları &#8220;tuhaf&#8221; bir kavga yaşandığını ve her raundun sonunda Türkiye&#8217;nin Amerikan emperyalizminin senaryolarına daha fazla oturduğunu söyledi.</p>
<p>TKP Genel Başkanı Aydemir Güler, partisinin yaşananlar karşısındaki tavrını şöyle açıkladı:<br />
&#8220;Türkiye Cumhuriyeti, halkımızın tepesine çökertilmektedir. Sorun, yaşanan sert kavgaya halkın müdahil olmamasındandır. Sorunun birinci muhatabı henüz devreye girmiş değildir. Çözüm de buradadır. Türkiye Komünist Partisi bu kavgada taraftır. Türkiye Komünist Partisi, ileriye, eşitliğe, özgürlüğe, adalete, barışa ulaşabilmek için daha önceki ilerlemelerin korunması gerektiğini bilmektedir ve bu ilerlemelerin yok edilmesine karşı konum almaktadır. Türkiye Komünist Partisi bu kavgaya şu veya bu iç veya dış güç odağını değil, halkı taşıyacaktır.&#8221;</p>
<p>Güler’in konuşmasıyla sona eren yürüyüş, Ergenekon operasyonları ve darbe tartışmaları karşısında emekçileri göreve çağıran tek ses olarak kayda geçti.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/duyuru/akpye-karsi-yuruyus/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mhp Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli&#8217;nin Yaşanan Gündem ve Muhtemel Gelişmeler Hakkında İl ve İlçe Yöneticilerine Yayımladıkları Genelge 8 Temmuz 2008</title>
		<link>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/mhp-genel-baskani-sayin-devlet-bahcelinin-yasanan-gundem-ve-muhtemel-gelismeler-hakkinda-il-ve-ilce-yoneticilerine-yayimladiklari-genelge-8-temmuz-2008/</link>
		<comments>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/mhp-genel-baskani-sayin-devlet-bahcelinin-yasanan-gundem-ve-muhtemel-gelismeler-hakkinda-il-ve-ilce-yoneticilerine-yayimladiklari-genelge-8-temmuz-2008/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 09:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goto</dc:creator>
		
		<category>Genel Başkanlar</category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/mhp-genel-baskani-sayin-devlet-bahcelinin-yasanan-gundem-ve-muhtemel-gelismeler-hakkinda-il-ve-ilce-yoneticilerine-yayimladiklari-genelge-8-temmuz-2008/</guid>
		<description><![CDATA[Aziz Dava Arkadaşlarım,
Tartışma, gerilim ve kutuplaşma ile girilen 22 Temmuz seçimlerinden sonra huzur ve esenlik arayan, refah ve kalkınma bekleyen aziz milletimiz, o günden buyana gerçekleşen gelişmeler karşısında derin bir hayal kırıklığı yaşamış ve siyasete olan inancı sarsılmaya başlamıştır.

Cumhuriyetimizle tarihi sorunları olan mihraklar ile milletimizin değerlerinden uzak siyaset aktörlerinin yarattıkları gerilim alanı siyaset dışına kayma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aziz Dava Arkadaşlarım,</p>
<p>Tartışma, gerilim ve kutuplaşma ile girilen 22 Temmuz seçimlerinden sonra huzur ve esenlik arayan, refah ve kalkınma bekleyen aziz milletimiz, o günden buyana gerçekleşen gelişmeler karşısında derin bir hayal kırıklığı yaşamış ve siyasete olan inancı sarsılmaya başlamıştır.</p>
<p><a id="more-452"></a></p>
<p>Cumhuriyetimizle tarihi sorunları olan mihraklar ile milletimizin değerlerinden uzak siyaset aktörlerinin yarattıkları gerilim alanı siyaset dışına kayma eğilimi göstermeye başlamış ve maalesef hükümet organları ile devlet kurumları ve bürokrasi üzerinden yeni ve farklı bir çatışma sahası doğmuştur.</p>
<p>Avrupa temsilcilerinin, okyanus ötesi odakların, yabancı güçlerin de artık işbaşındaki hükümet eliyle doğrudan müdahil olduğu bu kargaşa ortamı giderek daha da kötüleşen ekonomik gelişmelerden de etkilenerek ciddi bir rejim bunalımının işaretlerini vermeye başlamıştır.</p>
<p>Taraflarının netleşmeye başladığı bu cepheleşmede toplum içinde de gerginlikler artış göstermiş, işbirlikçi medya gücünün etrafında dönüp duran taraflı tartışmaların ve kara propagandanın etkisi ile kafası ve gönlü karıştırılmaya çalışılan aziz vatandaşlarımız birbirine karşı hasmane duygular besleme tehlikesi ile yüzyüze bırakmıştır.</p>
<p>Gelinen bu aşamada ağır bir yıkım sürecinin bütün işaretlerini vermeye başlayan Türkiye’de hükümet aciz, çaresiz ve tahripkar; temel kurumlar yıpranmış, hırpalanmış ve endişeli; siyaset yorgun, tıkanmış ve inatçı; hukuk zedelenmiş, güç kaybetmiş ve öfkeli; aziz milletimiz ise gergin, yoksul ve ümitsizdir.</p>
<p>Ülke yönetimi hükümetin kontrolünden çıkmış, devleti ayakta tutan temel dinamikler olan yasama, yargı ve yürütme arasındaki rabıta ve denge kaybolmuş, birinin diğerine tahakkümünü arzulayan taraftarlar birer birer ortaya çıkmaya başlamıştır.</p>
<p>Küçük bir kıvılcımın büyük sosyal ve siyasal olaylara neden olabileceği bu çok hassas ve son derece kritik ortamda, Türkiye derinden ve sinsi bir bölünme ve ayrışma ortamının bütün işaretlerini vermekte, tıpkı ömrünü tamamlamak üzere olan bir köhne ülkenin fetret döneminin emarelerini göstermektedir.</p>
<p>Yaşanan derin kriz ortamı ve yaklaşan ağır buhrana neden olan tahribatlar, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel her alanda Türkiye’yi ayakta tutan güvenlik duvarlarını maalesef yıkmaya başlamıştır.</p>
<p>Kişisel ikbal ve kaygıların inadıyla ülkemizi ateşe atmaktan kaçınmayacakları artık belli olan odakların, adım adım düştükleri açmazda kendileri ve beraber yürüdükleri yol arkadaşlarının yanı sıra milli varlığımızı, aziz millet varlığını ve kutlu değerlerimizi de içinden çıkılmaz bir karanlığa doğru sürüklemeyi göze aldıkları anlaşılmaktadır.</p>
<p>Ülkemizin ve demokratik siyasetimizin üzerinde kara bulutların gezindiği bu süreçte Milliyetçi Hareket Partisi, kontrolden çıkarılmaya çalışılan ülkemizde bir denge unsuru olarak 70 kişilik Meclis Grubu ile sorunlara çözüm bulmaya çalışmış, yapıcı ve tutarlı öneri ve girişimlerde bulunmuştur.</p>
<p>Sorunları, bunalımlarla ve çalkantılarla geçen 150 yıllık Türk siyasi tarihin derinliği ve ışığında yorumlayarak, bugünün işaretlerini dünden, yarının gelişmelerini de bugünden gören ve uyaran Milliyetçi Hareket Partisi, siyaseti ve toplumu Türk milletinin bekası ve Cumhuriyetimizin devamı için asgari müştereklerde buluşmayı önermiştir.</p>
<p>Partimiz, yaşananları çok önceden öngörmüş, Türkiye’ye çok ağır bedelleri olacak siyasi bir depremin öncü sarsıntılarının yaşandığı, içine girdiğimiz kriz sarmalının sağduyunun rehberliğinde ve en az zararla aşılması noktasından giderek uzaklaşıldığını önemle vurgulamış ve bu konudaki olumsuz gelişmelerin vebalini öncelikle siyasetçilere hatırlatmıştır.</p>
<p>Ancak yaşananlar, yalnızca ülkesinin ve milletinin geleceği hakkında duyduğu kaygılar nedeniyle siyasette uzlaşmayı, fedakarlığı ve fazileti  savunan Milliyetçi Hareket Partisi’nin yapıcı ve yol gösterici muhalefetinin hızla kaosa yönelmiş olan bu süreci durdurmaya yetmediğini göstermektedir.</p>
<p>Milleti veya devleti tek başına temsil iddiasıyla ortaya çıkan mihrakların ülkemizi getirdikleri bu noktada ve üstelik milli geleceğimiz açısından birlik ve beraberliğe acilen ve en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemde Türkiye’nin böyle bir noktaya gelmiş olması her bakımdan büyük bir talihsizlik ve basiretsizliktir.</p>
<p>Türkiye’nin sorunlarını çözmek birinci görevi ve yükümlülüğü olması gereken siyaset kurumu, krizi aşabilecek iyi niyet ve ileri görüşü gösterememiş, demokratik mekanizmaları harekete geçirecek olan diyalog imkânlarını kullanılmamıştır. Tıkanan siyaset kanalları ortak aklın ve ülke sevgisinin rehberliğinde aşılamamış, basit ve ilkel çıkar hesaplarından kurtulamamıştır.</p>
<p>Küresel gelişmelerin aleyhimize şekillendiği, Türkiye’nin ayrışma sancılarını yaşamaya başladığı, geçmişte ekilen bölücülük tohumlarının zemin ve iklim bulduğu, yabancıya açık bir ekonomik tahribatın alabildiğine sürdüğü ve bunların bir bileşkesi ve doğal sonucu olarak milli bekanın tarihindeki en önemli tehditlere maruz kaldığı bu dönemde, Milliyetçi Hareket Partisi’ne, Türk milliyetçilerine ve ülkücülere düşen milli görev ve sorumluluk daha da artmıştır.</p>
<p>Karşımızdaki tablo, bütün parti mensuplarımıza, vatan, bayrak, millet ve Cumhuriyet ortak paydasındaki duruşumuza ilave olarak yeni ve önemli toplumsal bir misyon yüklemekte, artık vazgeçilmez bir denge unsuru olan Milliyetçi Hareket’ten beklentileri artırmış görünmektedir.</p>
<p>Milliyetçi Harekete gönül vermiş muhterem vatandaşlarım ve yönetici dava arkadaşlarım, milliyetçi siyasetimizin şerefli geçmişinde olduğu gibi, Türkiye’mizin ve Türk milletinin güvencesi olmayı sürdüreceklerdir.</p>
<p>Çatışmaların bulandırdığı puslu ortamın dağılması için, ayrışmalardan uzak duracaklar, yapay farklılıkları körüklemekten ısrarla kaçınacaklardır.</p>
<p>Asgari milli müşterekler üzerinden yapıcı, birleştirici, bütünleştirici olacaklar, düşünce, tutum ve davranışlarıyla bu samimi duygularını topluma aktaracaklardır.</p>
<p>Bugünkü kargaşanın nedenlerini vatandaşımıza anlatacaklar, inanç istismarının gerçekleri gizlemesine fırsat vermeyerek, iyi niyetli ve çözüm üreten yaklaşımımızı mutlaka tanıtacaklardır.</p>
<p>Gerilim ve çatışma ortamlarından uzak duracaklar, milli heyecanlarımızın tahrikine, samimi inançlarımızın istismarına açık ortamlarda sükûnetlerini ve vakur duruşlarınım muhafaza edeceklerdir.</p>
<p>Kamplaşma, kutuplaşmaların asla tarafı ve nedeni olmayacaklar, mensuplarımızı yaşanması muhtemel çatışmalardan uzak tutacaklardır.</p>
<p>Bu aşamadan sonra başta iktidar partisi olmak üzere, ağır bedeller ödeyerek kazandığımız cumhuriyetimizi ve demokrasimizi karanlık tuzak ve gelişmelerden korumak her vatanseverin önceliği ve sorumluluğu olmalıdır.</p>
<p>Bu konuda, adına ne denirse denilsin, ister rövanş veya düello, ister hesaplaşma veya kılıçları çekme, ister vuruşarak çekilme veya güç odaklarının mücadelesi; krizin başrol oyuncularının oynadıkları senaryoyu bırakıp yakın zamanlarda yaptığımız ciddi ve gerçekçi önerileri bir kez daha gözden geçirmelerini önemle diliyor ve umuyoruz.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partililer, hiçbir şekilde milletin ve devletin ayrışmasına, Cumhuriyetimizin hırpalanmasına, demokrasimizin yara almasına seyirci kalmayacak, bu yüksek hassasiyetimiz şartlar ne kadar ağır olursa olsun sarsılmaz bir kararlılıkla sürdürülecektir.</p>
<p>Dr. Devlet Bahçeli<br />
Milliyetçi Hareket Partisi<br />
Genel Başkanı
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.secimnet.com/genel-baskanlar/mhp-genel-baskani-sayin-devlet-bahcelinin-yasanan-gundem-ve-muhtemel-gelismeler-hakkinda-il-ve-ilce-yoneticilerine-yayimladiklari-genelge-8-temmuz-2008/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
